Dünya

Doğu Türkistan'da Çin zulmü devam ediyor

Soykırımcı Çin'den Doğu Türkistan'da Ramazan Baskısı: Uygur Türklerine Oruç Yasağı ve Gizli İbade baskısı!.. Dünya ve İslam dünyası bu zulümlere sessiz!..

Abone Ol

Soykırımcı Çin'den Doğu Türkistan'da Ramazan Baskısı: Uygur Türklerine Oruç Yasağı ve Gizli İbade baskısı!.. Dünya ve İslam dünyası bu zulümlere sessiz!..

Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlalleri, Ramazan ayının gelişiyle birlikte daha da şiddetlendi. Çin hükümetinin dini ibadetleri sıkı denetim altına aldığı bölgede; oruç tutanların, namaz kılanların ve hatta sahur vakti evinde ışık yakanların "eğitim kampı" adı altındaki toplama merkezlerine gönderildiği bildiriliyor.

Çin hükümeti, Ramazan ayının başlamasıyla birlikte başta Türkiye olmak üzere İslam ülkelerinde “Uygurlar oruç ayını özgürce yaşıyor” temalı bir propaganda kampanyası başlattı. Ancak insan hakları örgütleri ve uluslararası gözlemciler tarafından hazırlanan raporlar, Doğu Türkistan'daki gerçeğin çok daha karanlık olduğunu, bölgedeki baskıların ve asimilasyon politikalarının bu yıl daha da arttığını ortaya koyuyor.

Oruç Tutanlara ve İşletmelere Ağır Yaptırımlar

Çin Komünist Partisi (ÇKP) tarafından yayımlanan Ramazan yasakları bildirisine göre; kamu personeli, öğrenciler, öğretmenler ve devlet kontrolündeki kuruluşlarda çalışanların oruç tutması kesin olarak yasaklandı. Oruç tutulmasını ve teravih namazlarının kılınmasını zorlaştırmak amacıyla mesai saatleri değiştirilip çalışma şartları ağırlaştırılırken, Müslümanlar tarafından işletilen dükkan ve restoranlara gün boyunca açık kalma ve alkol-sigara satışı yapma zorunluluğu getirildi. Bu kurallara uymayan işletmelerin tamamen kapatılacağı duyuruldu.

Sahurda Işık Yakmak Bile "Aşırılık" Sayılıyor

Bölgeden gelen bilgilere göre, Ramazan ayındaki en ufak dini pratik bile hükümet tarafından “aşırı radikallik” kapsamında değerlendiriliyor. Sahur veya iftar saatlerinde evde ışık yakmak dahi aileler için büyük bir risk oluşturuyor. Bu sıkı gözetim nedeniyle Uygur Türkleri, oruç tuttuklarını ve namaz kıldıklarını yakın çevrelerinden bile gizleyerek ibadetlerini tamamen saklı bir şekilde yerine getirmek zorunda kalıyor.

Yüz Tanıma Sistemleri ve "Video İspatı" ile Takip

Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği (ETHR) tarafından yayımlanan raporlar, gözetimin teknolojik boyutunu da gözler önüne seriyor. Raporlara göre, mahallelere ve okul yemekhanelerine kurulan gelişmiş yüz tanıma sistemleriyle kişilerin biyometrik verileri analiz edilerek oruç tutup tutmadıkları tespit ediliyor. Bazı bölgelerde polis memurlarının, vatandaşlardan her gün yemek yediklerini kanıtlayan günlük video kayıtları talep ettiği ve bunu reddedenlerin toplama kamplarına gönderildiği ifade ediliyor.

BM "İnsanlığa Karşı Suç" Dedi, Uluslararası Topluma Çağrı Yapıldı

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, 2022 ve 2026 yıllarında yayımladığı değerlendirme raporlarında Çin’in bu uygulamalarını açıkça ‘insanlığa karşı suç’ olarak tanımladı.

2025 yılında Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen İnsan hakları örgütü Uygur Hareketi (CFU) Başkanı Ruşen Abbas ise küresel kamuoyuna seslenerek şu çağrıda bulundu:

"Bu Ramazan ayında, küresel Müslüman topluluğu ve tüm insan hakları savunucuları bir araya gelmeli ve Uygur soykırımına son vermek için somut adımlar atmalıdır. Hiç kimse Uygurlara karşı işlenen vahşetlerden habersiz olduğunu iddia edemez."