Aşk Nedir?
Aşkın ne olduğunu anlamak için önce flörtün ne olduğunu tanımlayalım. Flört: Aşkın test sürüşüdür. ‘Test sürüşü’ ilgili ürünün, kişinin kullanışlı olup-olmadığını anlamak için yapılan deneydir. İlişki nedir? Argo ve karanlık işlerin adıdır. Kadın ilişkinin fişini çektiği an, erkek de kadının ipini çekiyor. Buna kadın cinayeti deniyor. Devlet seni senden koruyamaz ki! Çünkü “ev hırsızına köpek ürümez.” (Atasözü) Dünyada cinselliğin Pazar payı silah sanayiinden daha fazladır. Buna bir de aşktan kaynaklanan cinayet payını ekleyelim: Cinsellik ve cinsellik kaynaklı cinayetler, dünyada en büyük Pazar payına sahiptir. Sebebi FİL’ce kavramlarla düşünmektir. Kadın cinayetleri aşkın test sürüşündeki yol kazalarıdır. Düşünemeyenlerin düşüşü dikey olur.
“Gerçek faşizm iki kişi arasındaki ilişkide başlar.” (Ingeborg Bachmann)
Sonu çok kötü biten bu kadın bu cümleyi yaşayarak söyledi. Günümüz kızları özgür kız olmak istemişlerdi ya! İşte ilişki ve faşizm çukuruna özgürlük merdiveni ile indiler. Özgür olma inancı ise ilerleme inancından türedi. “Gelişme- ilerleme-kalkınma” inancı, yeryüzünün en yaygın teslis inancıdır; buna ilerleme inancı denir. İlerleme inancı ise FİL’ce; Frenkçe-İngilizce-Latince kavramlarla düşünmekten kaynaklanır. FİL’cenin faturası: Cinnet-cinayet serisi, bağımlılıklar, makyaj, kumar, terör, çete, rüşvettir.
Flört: Aşkın test sürüşüdür, sevda başka şey!
Çarşıda, pazarda kadın-erkek birbirine; “aşkım ileri git, olmadı beri gel, aşkım al, aşkım ver” diyorlar. Çocuğa, birbirine, köpeğe, kediye, her şeye ‘aşkım’ diyorlar. Buna konuşma özürlü olmak denir. Bir şey ne kadar dile düşerse o kadar ucuzlar. Her yerde kullanılan şeye kumarcının aparatı denir. Hasan bey, Ayşe Hanım diyen bir asalet vardı; şimdi yok. Aşkın bir ‘test sürüşü’ olduğunu piyasa teyit ediyor. Yasak aşk diyorlar. Yasak aşk, aşk değil, fuhuştur; ‘Yasak aşk’ tanımı aşkın kirli yüzünü itiraf ediyor. İnsan kendini asla saklayamaz.
Kadınlar cinsellik pazarına malzeme oluyorlar:
Kadınlar, sanat-sinema-moda-podyum-güzellik-çirkinlik yarışması ve reklam sektöründe gövdelerinin bir meta, bir obje gibi kullanılmasını reddetmezler ise kendi düşen ağlamaz. Denizin, ormanın derinliklerinde daha çok ceset ararlar. “Yeni erkek arkadaşı, yok eski sevgilisi-yeni sevgilisi, beraber yaşadığı arkadaşı, ilişkisini kestiği erkek, sevgili olmuşlardı” ne demek bunlar? Bu kadar karanlık ilişkilerin sonu tabii ki cinayetle biter. Devlet kimseyi kendi edindiği tehlikeden koruyamaz, birbirinin ipini çektikten sonra duyar; denizin, gölün, ormanın, çöp bidonunun dibinde ceset aramak ne korkunç bir şey! Kadınlar bu korkunçluğa son vermek için önce düşünmeyi öğrenmeliler; FİL’ce düşünmekten vazgeçmeleri gerekir.
Maskeli Kadınlar Balosu:
İstediğiniz hekime sorun! Makyaj, dövme, ‘tırmık tırnak’, kaportaya operasyon çektirmek, surata tas-teneke taktırmak vs. bunlar aynı uyuşturucu, bağımlılık, sigara, alkol gibidir. Ömür boyu maskeli yaşamak, suratını saklamak, hiç kendisi olamamaktır. Maskeli kadınlar olduğu gibi görünemez, göründükleri gibi olamazlar. Kaporta güzeli olayım derken, kalpten, akıldan olup ameliyat masasında ve özürlü kalıyorlar. Kendisi olamadıktan sonra sağlam kalsa kaç yazar!
Çare:
FİL’ce düşünmek, Makyaj, dövme, flört, kaporta operasyonu, bedeni teşhir, bunlar insanın kendinden kaçmasıdır. Kendinden kaçanı kimse yakalayamaz. Onu ancak polis, gardiyan, hapishane, ambulans yakalar. “Muhakkak ki insanlar kendi kendilerine zulmederler.” (Yunus-44) İnsanı Allah yarattı. Bu gövdenin kullanma talimatını Allah yazdı ve gönderdi. Bu talimata uyan kazasız, belasız, maskesiz, yüzü ak, gönlü pak yaşar. Aksi halde su testisi su yolunda kırılır. Kendi düşen ağlamaz.