
>>
AFYON'UN SORUNLARI NASIL ÇÖZÜLECEK?EN KÖTÜ GÜNÜMÜZ BÖYLE OLSUNDAHA FARKLI KAZANABİLİRDİKCHP, AFYON’DA GİTGİDE BÜYÜYOREVET DEMEK İÇİM BİN TANE SEBEP VARZAFER ORMANINDA YOLLAR YAPILIYORYARGI ARTIK TARAFSIZ OLACAKULUSLARARASI SEMPOZYUMŞUHUTLU GENÇLER ÇALIŞIYORHİÇ BİR BASKI GÖRMEDİMYARSAV HAYIR İÇİN AFYON'DAPARTİ AYRIMI GÖZETMİYORUZAÇILIŞTA PLAKAYI ÇAKTIK: 0 3MASADAKİ SON ANKET!.. |














Yaklaşık 11 yıldır Afyon’un her sorunuyla yakından ilgilenmeye çalışıyorum. Afyon’la ilgili Odak Gazetesinde çok sayıda makale yazdım. Şimdiye kadar hiç kimse yanlış yazıyorsun, eksik yazıyorsun demedi. Afyon’lular yazdıklarımla ne kadar ilgilendiler konusunda da bir fikrim yok. Afyon’da çok kaliteli, kültürlü ve mizah anlayışları yüksek, kadirşinas dostlarım oldu. Çok sık olmasa bile telefonla görüşüyoruz. Hiçbir zaman adam sınıfına terfi edememiş bazı aşağılık unsurlar yıllarca aleyhimizde bulundular. Görevden ayrıldıktan sonra kendilerine gereken cevaplar verilence, seslerini çıkaramaz oldular. Bu pisliklerin önemli bir bölümünün güç durumda olduklarını duyuyorum. Günahlarının cezasını çekiyorlardır.
Afyon’la ilgili gelişmeleri daha çok medyadan izliyorum. Afyon’da herkes hayatından memnun. Tayinle gelmiş başarılı kamu görevlileri, seçimle gelmiş başarılı mahalli yöneticiler, herkesin memnun olduğu oda, dernek yetkilileri, sivil toplum önderleri, siyasetçiler vb. Afyon’u Batının en geri kalmışlığından kurtarmak için var güçleriyle çalışıyorlar! Dini ve milli bayramlarda devlet ve millet büyüklerimiz ise Afyon’u müjde bombardımanına tutuyorlar. Halk müjdelerin etkisiyle günlerce kendine gelemiyor.
Afyon’da son günlerde yeniden tartışılan ve tekrarında yarar görülecek olayları hatırlatmakta yarar var. Afyon Mimarlar Odası Başkanı, Afyon kalesinin restorasyonundaki rezaleti bir defa daha gündeme getirmiş. Bu restorasyon başladığında yetkililere beyaz taş kullanmanın uygun olmayacağını hatırlatınca “Bir süre sonra taşların renginin koyulaşacaktır” yanıtını almıştık. Aradan 10 yıl geçti, kale duvarları hala beyaz. İkinci olarak da kale duvarlarının yapımında hatıl kullanılmamasının, risk yarattığını söyleyince “Ben mühendis değilim. Öyle uygun görmüşler.” yanıtıyla susmak zorunda kalmıştık. Mimarlar Odası Başkanı ayrıca “Bizim teklifimizi dikkate almadıkları için, restorasyon 3 katına mal olmuştu.” diyor.
Bu arada restore edilen Taş Medrese bir işe yaramadı. Yazılanlara göre keş yuvası olmuş. Gavur Hamamı da sözde restore edildi ama yeterli olmadığı için pek ilgi görmüyor. Eğer hesap sorulacaksa su tutmayan, kimsenin sahiplenmediği olimpik yüzme havuzu, sivil savunma için yaptırılan acayip bina, şov için yaptırılan 10 derslikli okul binaları vb. akla gelebilir.
Yıllardır tamamlanamayan (bulunduğu yer dolayısıyla tamamlanmamasında yarar bulunan) Kültür Sarayı malumların mekânı olunca “Odak” a göre Kültürsüzler Sarayı olmuş. Emniyetin termal tesisi, AKÜ Süleyman Demirel Spor Tesisleri, AKÜ 400 Yataklı Hastanesi, AKÜ’nün 15 bin m2 arazi tahsis ettiği Güzel Sanatlar Lisesi, Taş Han restorasyonu, vd. hatırladığım örnekler. Yıllardır uygun bir yer bulunamayan merkez pazar alanı, ne olduğu çözülemeyen kentsel dönüşüm projeleri, temeli sözde atılıp, inşasına başlanamayan turistik tesisler, birer mimarlık garabeti olan binalar, vb. hiç kimsenin gündeme getirip, tartışmadığı konular içinde bulunuyor. Frig Vadisi Projesinde bir gelişme var mı? İleri gelenler sürekli birbirlerinin ziyaret edip, saygı tazeliyorlar. Afyon’da sık kullanılan güzel bir atasözü vardır “Keller ile sağırlar, birbirini ağırlar.”
Kütahya’da yapılmakta olan havaalanı ne zaman hizmete girecek acaba? Yüksek Hızlı Tren projesi Afyon’u da içine alıyor mu? Ankara-İzmir, İstanbul-Antalya otoyolları Afyon’un neresinden geçecek? Müjde bombardımanı yerine ciddi bir planlama ile neyin, ne zaman yapılacağı ortaya konsa çok daha iyi olmaz mı? Bazı beyler, otoyolun Afyon’dan geçmesi için toplantı yapmışlar. Gerekçelerini pek de bilimsel olmayan nedenlerle açıklamaya çalışmışlar. Bu beyler daha sonra otoyol projelerinin gereksiz ve büyük israf olduğunu kendilerine göre belirtmişler. Hala ülke için limanların, havaalanlarının, hızlı trenlerin, metronun, Boğaz ve İzmit Körfezi ve Çanakkale köprülerinin hayati önemini anlayamamışlar, pes doğrusu. Bu lafları boş konuşan solculardan dinlemeye alışmıştık. Şimdi ise karşımıza Afyonlu sivil toplum örgütleri ileri gelenleri çıktı, pes doğrusu. Bu kafayla Afyon’un makûs talihini değiştirilmesi pek mümkün gözükmüyor! Bu konuların defalarca Afyon’da gündeme getirilmesine rağmen, bir gelişme olmuyor. Şehirle ilgili yapılan işler ise ha babam usulü yapılıyor. Şehrin hala bir mastır planı yok.
Güzel Afyon’u bu talihsizliklerden kurtarmak için, kurşun mu döktürülmeli, lanetli büyülerin bozulması için muskalar mı yazdırılmalı, bir türlü karar veremiyorum!
Şen ve esen kalın. (Şan Özalp, Odak)
.gif)