Reklam
Ramazan DEMİR

Ramazan DEMİR

yazıyor...
[email protected]

Kavramlar üzerinden mürtedlik mühendisliği

08 Haziran 2021 - 15:55



    Toplum mühendisliği, toplumu siyasi yönden tuzağa düşürmeyi amaçlar. Mürtedlik mühendisliği ise toplumdaki İslam inancını, çoklu İslam inancına dönüştürmeyi amaçlar. Suud kralı “ılımlı İslam’a geçiyoruz” dediğinde, Türkiye’den bazı çevreler “o da ne demek, öyle şey mi olur” türünden sızlandılar. Ama kendi evlerinin içinde, “siyasal İslam, demokratik İslam, İslamist, Türk İslam’ı, tanrı, tasavvufi İslam” gibi tevhide yama vuran kavramlar kullanılıyor ve buna hiç ses çıkarmıyorlar. Nicelerinin ılımlı İslam demesi ile saydığımız yamalı kavramların kullanılması arasında hiç fark yoktur. İslami kavrama yama vurmanın anlamı şudur. Her şey zıddı ile kaimdir; ılımlı İslam varsa bir de sert/radikal İslam var demektir. Etti mi size iki tane İslam. Siyasal İslam var ise bir de siyasal olmayan İslam vardır. Dört etti mi? İşte böyle; bu tür bütün yamalı kavramlar insanlarda çoklu İslam algısı, birden fazla İslam varmış zannı oluşturuyor. Bitmedi! İslam/Müslüman kavramı, bir başka kavramla tamlama yapılınca, ortaya bir tamlama (tamlayan-tamlanan) çıkıyor. Böylece İslam/Müslüman, İslam dışı bir kavramın ya tamlayanı, ya da tamlananı oluyor. Yani İslam, ya birinin eksiğini tamamlayan, ya da (haşa) eksiği tamamlanan konumuna indirgeniyor. Böylece İslam dolgu malzemesi yapılıyor; işte buna mürtedlik mühendisliği denir!

      Bir şeye ne ile atıf yaparsan matufun temeli odur. Ilımlı/siyasal/demokratik/kültürel İslam vs. diyen, İslam’ı seküler kavramlarla temellendirmiş olur. İslam’ı temelinden yıkmak budur. Hâlbuki İslam’ın temeli vahiy, diğerleri seküler kavramdır. Mürtedlik mühendisliğini tercihen yapanlarla, bilmeden yapmak aynı kapıya çıkar. Çünkü Allah “bilmiyordum” mazeretini kabul etmiyor.  Mürtedlik, kişide olur biterse kişinin kendi tercihidir; kimse karışamaz. Ama topluma sinsice kavramlar üzerinden çoklu İslam algısı aşılamak, Allah’ın kelimelerini değiştirmek ve İslam’a savaş açmak demektir.  “O’nun kelimelerini değiştirebilecek yoktur”  (Kehf-27) Ayetlerin temeli olan kelimeleri değiştirmek mürtedlikten daha vahimdir.

     Çoklu İslam algısı tuzağı yüzünden Müslümanlarda tevhit (İslam) inancı zayıfladı. İslam inancı sağlam olsa bir ve beraber olurlar ve bütün saldırıları gülümseyerek sert bir bakışla aşabilirler. Çoklu İslam algısı olduğu için Türkiye’de Müslümanlar yüzlerce gruplara ayrıldılar. Din doyum merkezlerine (cemaat, tasavvuf, tarikat) biat ediyorlar. Felsefe gibi tuzak bilgi sistemlerinin tuzağına düşüyorlar. Kişi kültüne, kişiden kaynaklanan dine inanıyorlar. Medya mezhebine biat ediyorlar. Her gelen nesil öncekini aratıyor. Kavramları bilmedikleri için zan, vehim, temenni, kuruntu, hayal üzerinden düşünce engelli oldular. İşte bunun için kavramların, doğru düşünmenin izini sürmek zorundayız. Kavramlardan hareketle doğru düşünmeyi hiç kimse dile getirmiyor. Dile getiren bu metinler de görmezden geliniyor. Hakikati görmezden gelen beter olacağı günü bekler. Görmezden gelinen her şeyin göze batmak gibi bir özelliği vardır. Kavramları bilmeden ulaşılan bir güzelliği sürdürebilmek, kimlik tasnifi yapabilmek, aidiyet sahibi olmak “imkânsızdır.”

     Düşüncene, projene, ajandana, muhalifliğine güveniyorsan; İslam’a bulaşmadan anlat. Hangi kavrama inanıyorsan onun üzerinden anlat. Neden siyasal İslam diyorsun? İlgilinin “tabela adı, kişi adı, icraatı” üzerinden eleştirini yap! Felsefeni, kültürünü, kariyerini, siyasetini, demokrasini vs. İslam’a bulaştırmadan anlat. Neden “Müslüman camia” demiyor da, “muhafazakâr camia” diyorsun? Çünkü İslam, Müslüman kavramları sana sevimli gelmiyor. Neden muhalifliğini ve hatta taraftarlığını, sureti haktan görünmeni, Allah’ın kelimelerini hem de değiştirerek yapıyorsun? Kendinizi saklayamazsınız. İnsan kendini asla saklayamaz. Kavramlar üzerinden kimlik sahibi olmayı anlattığım üç yıldan beri, iyi aile çocukları usulca sıvışıp kaçıyorlar ve zımnen şöyle diyorlar: “Bu işleri sen bileceksen biz ne işe yarayacağız?” Bu işleri bilmek benden değil, Kuran’dan menkuldür. Enfal-29, iyi ve kötüyü ayırt edecek anlayış vaat ediyor. Bu anlayışı olmayan, kavramlara yani doğru düşünmeye kapalıdır.

 

YORUMLAR

  • 2 Yorum