İSLAM DIŞI BİR TASARIM: İDEOLOJİ
Reklam
Ramazan DEMİR

Ramazan DEMİR

yazıyor...

İSLAM DIŞI BİR TASARIM: İDEOLOJİ

01 Eylül 2020 - 10:26

 
 
 
      İnsan tasarımı bütün dünya görüşlerinin çatı adı, ortak tanımı ideolojidir. Her bir ideoloji, o ideolojiyi tasarlayan kişinin adı ile anılır. Marksizm de böyle olup, her türlü revize hakları, müntesiplerinin uhdesinde saklıdır.
 
     İdeolojinin en kısa tanımı: Bir ideolog tarafından tasarlanan, bir topluluğun ‘değer hükümlerinin’ (din, ahlak, hukuk, ilim) bütününe denir… İlk kez Fransız İhtilâlı ile birlikte gündeme girdiği kabul edilir. Daha çok Lenin, Marx, Gramsci, Frankfurt okulu, Althusser gibi Marksist düşünürler tarafından öne çıkarılan bir kavramdır. Kelime manasına; “bir sistem içeren proje” denebilir. İdeolojilerin mazisi yaklaşık iki asırlık olsa da, bundan önce de ideolojiler (insan tasarımı dünya dinleri/düzenleri) vardı ama isimleri ideoloji değildi. İdeoloji mahreçli veya ideoloji tanımına giren bütün kavramlar, insan tasarımı dünya dinleri, düzenleridir. Bunların adının eskiden ideoloji olmaması, durumu değiştirmez. İdeoloji; kişi kültüne (tasarrufuna) dayanan bir dünya görüşüdür.
 
        İdeolojilerden hareketle bunların doğumu, adedi, nerede, nasıl uygulandığı, kendilerine ideoloji mi, bilimsellik mi dedikleri; konumuz bunlar değil… Bu tür konular ideolojilerin, ‘malumat’ boyutuna girer. Konumuz; kimliğe (itikada/dine) taalluk eden değer hükümlerinin, ya tevhidi, ya da ideolojik olduğu üzerine bina ediliyor. Değer hükümleri, insan aklından neşet ediyorsa, tevhide muhalif konumlanmıştır; adına ideoloji veya başka tanım getirilmesi durumu değiştirmez.                   
 
     İdeolojilerin Genel Özellikleri:             
 
     İdeolojilerin adları farklı olsa da her biri birbirlerine benzerler ve yine her biri diğerlerine bariyersiz ve açıktırlar. Marksizm, kapitalizm. faşizm, sosyalizm veya insan zihninden sadır olan ve din, ahlak, hukuk, ilim gibi dört temel konuyu kendisi vaaz eden (insan aklından neşet eden) her dünya görüşü (adı konsun ya da konmasın) ideolojidir;  bunların ‘ideoloji’ oldukları izahtan varestedir, muaftır…
 
     İdeolojilerin çatı adı, üst tanımı ‘ideoloji’ olup; Sosyalizm, Faşizm, Kapitalizm, liberalizm, muhafazakârlık, muhtelif uygulama biçimleridir.
 
     İdeolojiler, müntesipleri tarafından, hem usulden, hem de esastan revize edilebilirler.       
 
     İslam, tekil; ideolojiler çoğul olarak kullanılır. İslam vahdetin, ideolojiler kesretin (çoklu yapılanmanın) temsilcisidir.
 
     İdeolojide yaşama biçimini tayin edici olan şey, insanın kendi aklıdır. Bu akıl; ceza veya ödül vermek, yasak koymak veya serbestlik tanımak, varlığı tanımlamak, nizam vermek ve vaziyet etmek gibi hayatın her alanı ile ilgili kurallar koymayı kendi uhdesinde saklı tutar.
 
     Bir ideolojiyi bir kişi tasarladığı gibi birden fazla kişi de tasarlayabilir. Her bir ideoloji kendi içinde yeni ve farklı yöntemlerle birden fazla kollara ayrılabilir.  
 
     Bir insan ya tevhit ehli, ya ideoloji sahibi veya ideoloji tanımına girdiği halde, adı konmuş ya da konmamış kişi kültüne dayanan bir görüş sahibidir.
 
    İdeolojinin kendine has manası “gidilen yol” demektir. Din, sünnet, mezhep’in kelime manası da “gidilen yol” demektir. Kimisi ideolojik yoldan, kimisi de ilahi yoldan yürümeye inanır.   
 
    İdeoloji konusu çok karıştırılıyor; neden?  ‘Heywood’un dünyada ve Türkiye’de çok satan ders kitapları, ideoloji konulu, ideoloji öğreten kitaplardır. (12) Aidiyet kavramı ‘kimlik’ demektir. Batıdan kavram (kimlik) öğrenmek demek, batıya bir tür kimlik siparişi vermektir. İdeolojiyi batıdan öğrenen Türkiye, zımnen batıya şöyle demiş oluyor:  “Hadi bana söylemem gerekeni öğret!” Batı, eşyanın tabiatı gereği, nalıncı keseri gibi kendine yontmadan, doğuya kavram öğretemez. Bu kitaplarda; “İslam köktenciliği total bir ideoloji” , “Müslüman’ın, İslam’ı ideoloji niteliğinde gördüğü”, “İslamcılık siyasi-dini bir ideoloji, İslamcı ideoloji” (13) denilerek, İslam, ‘ideoloji’ olarak tanımlanıyor. Batıdan kavram öğrendiğimiz için, İslam’a ideoloji, Allah’a tanrı, dine kültür, Âlime aydın, münevvere entelektüel demeyi (hepsini) batıdan öğrendik. Kendisinin ve karşı tarafın kavramlarına vakıf olmayanların yolu, 12 Eylüle, 15 Temmuza, küreselleşme çukuruna çıkar. 
 
     “Sen ideolojik, sloganik düşünüyorsun!” eleştirisi çok yaygındır. Bu eleştiri; “ideolojik ol, ama benim ideolojiden ol!” anlamı taşır. Bir ideoloji sahibi, ideolojik davranmasın da ne yapsın!
 
    İdeoloji sahiplerinin ajandasında mutlaka devrim (yapmak) vardır. İdeolojiler tüketime yani kapitalizme entegre olduğu için devrim vasfından uzaklaştıkları ifade edilir. “Hiçbir kent ayaklanması, hiçbir öğrenci hareketi, hiçbir küresel protesto, bir pazar günü stadyumu işgal eden futbol kitlesine ulaşamaz.” (14) Haz duygusu tatmin olunca, kent ayaklanması (devrim) yavaştan alınabilir.
 
     İdeoloji dünden bugüne türemiş bir dünya görüşü değildir. İdeolojik dünya tasarımcılığının tarihi, semavi dinlerle beraber başlar. Bu tasarımcıların dünden bugüne kendilerini vaaz etme biçimi ideoloji vs. adı altında olsa da, eskiye gidildikçe daha başka tanımlara rastlayabiliriz. İdeolojilerin, ‘günümüzde ve tarihteki karşılığının’ neler olduğunu bilenler, ideolojiyi iyi biliyor demektir.
 
    “İdeolojiler öldü!”; “hayır, ölmedi!” diyenler var. Yaşama biçimini/inancını, kendi aklı ile tayin edenler hep var olacağına göre, rahat olun; ideolojiler ölmez ama güncellenirler. Beşeri merkezli bir yaşam tarzının ve siyasetinin içeriği mecburen ideolojidir veya adını sen tayin et; fark etmez!
 
İdeolojiyi, ‘ideoloji kılan şey’, değer hükümlerinin tamamının vahiyden değil, insan aklından neşet etmesidir. Yoksa adının ideoloji mi, başka şey mi olduğu önemli değildir. İslam hak din, ideoloji batıl dindir; bu kadar.
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum