AFYON GÜZEL ÖRNEK OLABİLİR Mİ?
Reklam
Ramazan DEMİR

Ramazan DEMİR

yazıyor...

AFYON GÜZEL ÖRNEK OLABİLİR Mİ?

08 Kasım 2019 - 16:28

 
   Bir önceki “evlerinizin adı neden İngilizce?” başlıklı yazımız, “sükût ikrardandır” cevabını aldı. “Susmak elbette zehirlidir” diyor şair... Kimse içindeki bu zehir ile yaşayamaz. Adı geçen yazımızda Frenkçe tabelalara ilişkin bir durum tespiti yapmış ve bunun büyük bir felaket olduğunu zikretmiştik. (Ulaşabilirsiniz; bu yazının hemen alt sırasında.) Bugün de bu felaketin nasıl önleneceği üzerinde duralım.

   Üzerinde yaşadığımız topraklar zarf, bu topraklar uğruna neler yapabileceğimizi kelimeler ile sayıp döküyoruz ya! İşte bu kelimeler de mazruftur. Zarfı korumak küçük savaş, mazrufu korumak büyük savaştır. Mazruf yani kavramlarımız elden gitti; kelimelerimiz son günlerini yaşıyor. “Türkçeyi (Türkiye’yi) Kurtarma Bildirisi” aşağıdadır ve bu bildiri Cumhuriyet tarihinde bir ilktir. Kavramlarımız bilinmediği için 12 Eylülü yaşadık ve unuttuk; 12 Eylülün artçısı 15 Temmuzu gördük. Bu gidişle 12 Eylülün artçıları yoldadır. Dil kirli ise ortak payda yoktur; didişmek ve tuzağa düşmek vardır. 12 Eylül ve artçısı yüzyılın en büyük tuzağıdır.

   Bu konuda çok tarihi bir hamle yapılabilir. İşyeri ve konut sahipleri, yöneticileri, meskenlerinin önündeki Frenkçe tabelayı kaldırıp, yerine Türkçe isim asabilirler. Bunu da bir medya organını  (gazete, TV.) çağırarak haber yapabilirler. Haberden maksat, Afyon dışına güzel örnek olmak, duyurmak ve başkalarının da böyle tavır almalarını sağlamak içindir.  Afyon’da konutların peyderpey Frenkçe tabelalardan arındırılıp, yerine güzel Türkçemizin güzel kelimelerinin asıldığı bütün Türkiye’ye duyurulur. Yeter ki konut ve işyeri sahipleri, müteahhitler, bu iradeyi sergileyip, yerel medyayı (davul zurna eşliğinde halkı da) çağırsınlar. Yerel medya bu konuyu haber yapmayı ve ulusal medyaya servis etmeyi kendine bir görev bileceğinden kimsenin kuşkusu yoktur. Basın halkın müşterek sesidir. Frenkçe tabelayı indirme iradesini gösteren, Türkiye’ye duyurmasını da bilir.  

   Bunu başarmak kesinlikle zor değil. Senin binanın adını senden başka kim tayin edebilir? Daireni satın alan, daireyi gezerek alıyor; tabelayı süzerek değil… Milliyetçiler, vatanseverler, Türkiye sevdalıları samimi iseler bunu yapmaları gerekiyor. Müslümanlar, marka Müslüman’ı değilse bunu yapmaları lazım. Esasen toplumun tamamında; “kim daha vatansever” yarışı var…  Bu gün bu vatanseverliği test etmenin tam zamanı, en ciddi ve üstelik bunu icra etmenin en kolay alanı: Frenkçeyi kaldırıp, Türkçe tabelayı asmak… Bu yazıyı; bütün müteahhitlere, meslek odalarına, dernek, vakıf ve Türkiye’de bilumum adreslere duyurmak, bu konuda atılacak ilk ve en hayırlı adımdır.

   Konut, işyeri vs. her yerden, Frenkçe tabelayı kaldırıp Türkçesini asmak, Türk bayrağını asmak demektir. Binanızın gövdesindeki Frenkçe tabela, İngilizlerin reklamını yapmaktır. Derler ki; “iki kardeş kavga ediyorsa oradan bir İngiliz geçmiştir.” Frenkçe tabela neslimizi yabancılaştırıp, birbirine katmak, kapıştırmaktan başka bir şey değildir. Frenkçe tabela, memleketi harpsiz darpsız yedi düvele teslim etmenin ayak sesidir.

   İbni Haldun’un tarihe kazınan; “mağluplar galipleri taklit eder” sözü Frenkçe tabelaları indirmemize yetmesi lazım. Arife tarif gerekmez. Bir şey küçümsendiği zaman, “burası Türkiye” sözünü duyarsınız. Bu tabelalar inmezse;“Türkiye mi, O da neresi” sözünü duyacağımız zaman yakındır.

    Bu tabelaları indirip Türkçesini asmak gerçek anlamda bir büyük savaştır. Elimizi çabuk tutmanın tam zamanıdır. Sınır boyları bahadırlıkla, Afyon basiretle korunur. Frenkçe tabelalar inmezse; “cumhuriyetin kazanıldığı topraklardasınız” sözü slogandan ibaret kalacaktır. Çünkü bu kazanımın sürdürülebilirliği Türkçenin temiz kalmasına bağlıdır. Necip Fazıl’ın “yeni kurbağa dili” diye bir kavramı var. Artık yeni kurbağa dili de gitti; yedi düvel dili evlerimize dil uzattı. Buna kim razı olur? Tarihe bir not düştük: Bir gün, “Afyon Türkiye’ye örnek olamadı” demek durumunda kalmayalım. “Dilden bir sonraki duraktır vatan.” “Dilini bağlayan, elini bağlar.” (Hakikatin Yasaları)
   
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum