ZAFER HAFTASINDA MEMLEKETİMDEYİM
Reklam
Mürşide AYHAN

Mürşide AYHAN

HAYATA DOKUNANLAR

ZAFER HAFTASINDA MEMLEKETİMDEYİM

29 Ağustos 2019 - 10:33

 
Zafer Haftasında memleketimdeyim. Ne zamandır düşünüyorduk Büyük Taarruzun Zafer yürüyüşüne katılmayı. Akrabalarımın düğünleri de ayrı bir renk kattı zafer haftamıza.
 
Günler öncesinden sosyal medya dâhil,  bütün yerel yayın Afyonkarahisar’da ki etkinlikleri duyuruyor, herkesi bu etkinliklere davet ediyordu. Valiliğin, Belediyenin, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün, Ticaret ve Sanayi Odasının vb. Zafer Haftasını en iyi biçimde kutlamayı amaçlayan programları var.
 
Ayrıca Ankara’daki Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği ‘’ 26 Ağustos şafağında Cumhuriyetin Kazanıldığı Topraklarda Buluşuyoruz’’ diyerek bir program hazırlamış ve üç otobüs dolusu hemşehrilerimizle etkinliklere katılmak için Ankara’dan yola çıkmıştır.
 
Ankara’daki Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği ile Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Bingür Sönmez’in Büyük Taarruz ve Kocatepe söyleyişinde buluşarak programlarına dâhil olacaktım. Gel gör ki;  belirtilen saatten çok önce Kamil Miras Fen Lisesinin Konferans salonu tıklım tıklım dolmuştu. Tarih konusunda mastır yapan yeğenim; ‘’Hala, salon çok kalabalık olur erken gitmek gerekir ‘’ diyerek beni uyardı.  Bu ön görüşü ile erkenden salondaki yerimizi aldık.
 
Gerçekten de bir izdiham yaşandı salonda. Ankara’dan gelen hemşehrilerimde dâhil salona giremeyen binden fazla izleyici dışarıda kaldı.  ‘’ Büyük Taarruz ve Kocatepe’yi bir de Bizden Dinleyin’’ konferansı için Afyon’a gelen Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Bingür Sönmez’e gösterilen ilgi salona sığmadı. Valimizin; ‘’ salon dolmazsa’’ endişesi ile seçilen bu küçük salon yetersiz kaldı.  Sıcak ve kalabalığın üzerine bir de İstiklal marşı ve saygı duruşu unutulunca tepkiler iyice arttı.
 
Her şey unutulsun da Büyük Taarruz ve Kocatepe anılırken;  zaferin Cumhuriyete giden yolunda şehitler ve kurtuluşun sembolü olan Bağımsızlık, özgürlük, hürriyet, hür olmak unutulmaz. Unutulamaz… Unutulmamalı.
 
Sunucunun belki heyecandan, belki telaşından unuttuğunu söylediği İstiklal marşını bütün salon birden ayağa kalkarak ‘’Biz Unutmadık, unutmayız’’ dercesine gümbür gümbür tek yürekten okudu. Tüyler diken diken, gururla,  ‘’Bu topraklar kolay kazanılmadı, bizler Cumhuriyet’imize, şehitlerimize, bayrağımıza, marşımıza, geleceğimize sahip çıkacağız ‘’ mesajını bir kez daha verdiler.
 
İstiklal marşının daha ilk nefesinde Malazgirt’ten akıyorduk. Sultan Alparslan’ın ‘’ Size öyle bir Vatan aldım ki; ebediyyen sizin olacaktır’’ sözünün arkasından dalgalanarak Anadolu’ya taşıyorduk. İstanbul’da çağlar atlıyor, muhteşem padişahlarla üç kıtaya yayılıyorduk. Bu güzel Vatanı bize çok görenlerle cephelerden cephelere koşuyor, yokluklar içinde çarpışıyor, Çanakkale’de destanlar yazıyorduk. Kör talihimizi yenip Sakarya’da yirmi iki gün yirmi iki gece savaşıyorduk. ’Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celal? ’’ ’’Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal’’ diyen şehitlerimizin ruhunu minnetle rahmetle anıyorduk.
 
 Bu coşkun duygularla ‘’…Burası önemli bir bölgedir. Burada zafer kazanıldığı ölçüde Türkiye’nin tekrar bizim olduğu açığa kavuşmuştur. Bunu buradan söylemek kolay, çünkü Vatan öyle bir şey ki dört taraftan kuşatılmış. Arkamızda her zaman için yürümeye hazır kuvvetler lazım...’’İlber Ortaylı hocamızın sözlerini dinlemeye devam ettik. Salondan çıkarken, bekleyen kalabalık arasında kadın cinayetlerini protesto eden bir grup gözüme çarptı, seslerini duyurmak istiyorlardı. Duyan var mıydı bilmem?
 
Daha sonra Ankara’daki Afyonkarahisarlılar ve İlçeleri Dayanışma Derneği Başkanı Sayın Mehmet Ali ÖZERKAN’ın basın toplantısı için Anıtpark’ta bir araya geldik.
 
 Derneğin 44’ncü kuruluş yıldönümünde Büyük Taarruz ‘un 97’nci kutlamaları nedeniyle gerçekleştirdikleri Zafer Yürüyüşü öncesi yaptıkları ziyaret nedenlerini dile getirdi.
 
Ardından tarihi Afyonkarahisar gezisi için Mevlevi Camii, Ulu camii hakkında açıklayıcı bilgileri Afyonkarahisar Mevlevihane Müdürü, araştırmacı yazar Sayın Hasan ÖZPUNAR' dan aldık. Yenilenen yüzleri ile eski mahalleleri gezdik. Bir grup kaleye çıktı. Kendi memleketimizi bir turist gibi meraklı, ilgili dolaştık.
 
Şuhut, Çakırözü’ne gittiğimizde saat 12’yi geçiyordu. Düğünden çıkıp ancak gelebilmiştik. Törenler bitmiş, zafer yürüyüşü başlamıştı. Gecenin loş karanlığında elinde meşalelerle çoluk çocuk, kadın erkek köylüler karşımızdan geliyorlardı. Hepsinde de Büyük Taarruz yolunun köylerinden başlamış olmasının gururu vardı.
 
Jandarma ve araçlarının adım başı nöbette olması ıssız gibi görünen dağlarda insana güven veriyordu. Kocatepe’ye doğru yürünecek... Kocatepe’ye vardığımızda toplanan kalabalıkta genci yaşlısı soğuk havaya rağmen ellerinde bayraklarla 26 Ağustos ruhunu yaşamaya çalışıyor, üzüm hoşafı ve ekmek dağıtan askerler 97 yıl önceki kıyafetleri ile göze çarpıyor. Tek fark kıyafetleri yeni…  Çay dağıtılıyor içimiz ısınsın diye.
 
KOCATEPE, adı gibi koca bir zafere imza atan tepe, yürüyerek çıkarken ‘’tepeye geldik’’ sanıyorsunuz, zikzak çizilen her rampa, yeni bir rampa yola çıkıyor. Bir türlü zirveye ulaşamıyorsunuz. En son çıktığınızda orada da toplanan kalabalığı görüyorsunuz. Kalın giysiler içinde esen rüzgâr içinizi titretiyor. Ama karanlık içinden gerilere bakınca ışıklarla aydınlanmış yerleşim yerleri gökteki yıldızlar gibi size göz kırpıyor, umut vaat ediyor. Aydınlık günler ileride dercesine… Başınızın üstünde de Atatürk’ün Kocatepe ile sembolleşmiş anıtı var. Hep zirvede…
 
 26 Ağustos 1922 sabahı 5.30’ da Afyon Kocatepe’den Türk topçusunun ateşi ile ani bir baskın şeklinde başlayan Büyük Taarruz ’un geçtiği yer Kocatepe Milletin yokluklar içinde mücadele ettiği, 1874 metre yüksekliğindeki bu tepe Ağustos ayında bile çok soğuk olması kazanılan zaferin zorluğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.   ‘’Zafer yürüyüşü’’ adı verilen etkinlikte Şuhut’tan başlayarak Kocatepe’ye ve sonrasında süren 12 km’lik yolda güle oynaya şarkılarla marşlarla gezerek gidilişinde bile yorulurken canı pahasına savaşanları selamlıyor minnet ve rahmetle anıyorum...
 
27 Ağustos 1922 sabahı Mustafa Kemal Paşa’ya telefonda kuşattıkları tepeyi yarım saat sonra alacaklarını bildirmesine rağmen bunu başaramayınca intihar ederek hayatına son veren Miralay Reşat ÇİĞİLTEPE. Ne var ki;  ÇİĞİLTEPE bir süre sonra Türk askerlerince ele geçilirmiş.
 
Savaş bütün hızı ile devam ederken, Tepeler susmuyor var güçleri ile Zaferi haykırıyordu. Piyade birliklerinin taarruzu sayesinde TINAZTEPE, BELENTEPE, KALECİK Bölgeleri geri alınıyordu.
 
Geri çekilmeye başlayan Yunan ordusu ile Türk Askerleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. 27 Ağustos’ta Afyon düşman işgalinden kurtuldu.
 
4. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Kemalettin Sami GÖKÇEN:  27 Ağustos savaşları sırasında verdiği emirde ‘’ “Ordumuza kesin sonucu sağlayacak olan 1310 rakımlı ERKMENTEPE elde edilecektir.” sözleriyle Erkmen Tepe’nin önemini dile getirirken ayrıca tümen komutanlarına verdiği emir “Bütün ordunun zaferini temin etmek için korkusuzca taarruz edilecek ve birlikler yok olma derecesinde sarsılsalar bile 1310 rakımlı tepeler elde edilecektir.” Elde edilir…
 
Afyonkarahisar, artık AFYONZAFERHİSAR’dı. Bu  başarı  CUMHURİYET’İN  kuruluşunu  getirecek,  Anadolu’yu çektiği çileden kurtaracak,  düşmanlardan arınacak Bağımsız Türkiye kurulacaktır. Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da bilinen Büyük Taarruz ‘un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir'e kadar takip edilmiş; 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtulmuştur. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. İlk kez 1924 yılında Afyon'da Başkumandan Zaferi adıyla kutlanan 30 Ağustos günü, Türkiye'de 1926'dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır.
 
Bu yolda canını feda eden adı bilinen bilinmeyen bütün şehitlerimizi, ‘’ Geldikleri gibi gidecekler. ’’diyen Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, minnetle anıyorum.
 
Güzel Afyonkarahisar’ımın düşman işgalinden kurtuluşunu ve 30 Ağustos Zafer bayramını kutlar, geçmişimizden ders alarak, birlik beraberlikle hak ettiği en iyi yerlerde olmasını dilerim. Bu Vatan kolay kazanılmadı…
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum