KRAL MİDAS SANA BİR SÜRPRİZİMİZ VAR
Mürşide AYHAN

Mürşide AYHAN

HAYATA DOKUNANLAR

KRAL MİDAS SANA BİR SÜRPRİZİMİZ VAR

15 Temmuz 2019 - 09:40

 
Frig Vadisi, gizemli bir alan, nereden başlasam?
Etrafa baktıkça sanma gördüğün bitkisel yaşam,
 
Kaybolmak istiyorum, yönüm belirsiz, ne yana baksam,
Yaşanmışlıklar var burada, o havayı solusam koklasam…
 
Başında serpuş,  çıktı karşıma bir kral,
Rüyada değilim, film;  bilim kurgusal…
 
Kral, karşıladı beni; çekerek tuttu ellerimi,
’Gel’’ dedi, ‘’Gel gezdireyim, Frig Vadimi…
 
Gezerken de konuşuruz, geçmişten biraz. ‘’
Tanıttı kendini  ‘’Adım; Kral Midas, buralar size miras’’
 
Götürdü aslanlı mezara, kubbe şeklinde,
Buralarda da yaşanmış pek çok arbede,
 
’İyi bak aslan ve kartal kabartmalara,
Aslana binmiş tanrı Men’e, bak! Etrafında atlı savaşçılara...’’
 
Aslantaş’a sürükledi beni kollarımdan Kayıhan, Göynüş’e
Şahlanmış iki heybetli aslan, bekliyor göğüs göğüsse,
 
Devasa anıt mezarı koruyorlar, ayaklarının altında yavru aslan,
Hayat ağacı kapı üzerinde, güneşi doğduruyor, dünyaya açılan…
 
’Birbirine sarılmış iki yılan kabartması, kapının yanında iki savaşçı,
Ters dönen kaya altında kalmış görünmüyor’’ diye bilgi verdi açıklayıcı.
 
Dokunsam elimi, aslan kapacak, yılan sokacak öyle haşmetli,
Başı devletli, güçlü kuvvetli, görüntüsü bir o kadarda dehşetli.
 
’Maltaş’ta olacak şuralarda bir yerde, zemine gömülmüş tapınağı,
Üçgen çatılı cephesi, sol üstte dikey yazıtı, işte mihrabı.’’
 
’Gel, bak!’’ dedi İhsaniye, Döğer’de Büyükkapı, Küçükkapı,
’Zamana yenik düştü, kıymet bilinmedi, insanlar da hırpaladı.’’
 
’Üçler kayasını gördün mü? Buralarda yaşadık, bunlarda belgeleri,
Mezarlar, tapınaklar, oyuk oyuk içleri, birbirine bağlayan tünelleri.’’
 
Bereket Tanrısıymış seslendi, ‘’Kibele’yim ben; anasıyım buraların,
Rölyefim vardı, Büyükkapıkaya anıtında, kazıdılar azgın azgın.
 
Hazine bulmak umuduyla, daha büyük hazineyi yok ediyorlar.
Kıymetimizi anlayıp, yeni yeni araştırmak için geliyorlar.’’
 
Ana Tanrıca Kibele,  kükrüyor;  anlaşılan iyi kızmış bize,
’Frig anıtları, dinamitle teker teker yok ediliyor’’ diye.
 
Kral Midas’ta katıldı, verip veriştirmeye, haksız da sayılmazlar.
 ‘’Her yeri kazık kazık kazıyorlar, tuttuğumu altın oldu sanıyorlar.’’
 
 
’İşte Aydalaz kalesi, içinde sarnıcı, kilisesi, alaturka tuvaleti,
 Hem de üçüncü katında, o zamanlardan bulduk biz medeniyeti.’’
 
 Dışarı açılan oyukla tarihinde ilk;  kayanın yamacında.
‘’Şaşırdın mı? ‘’ dedi Midas, birazda öğünerek yanı başımda,
 
Ayazini, Friglerin en yoğun yerleşim yeri, hele Gâvur hamamı Kilisesi,
Dağlardan gelen suları toplayan çeşmeleri, doğası, tarihi, sit alanı şimdi…
 
 
’Emre gölünde bir tur atsak, bak saltanat kayığımız da var.’’ 
Saltanatını sürdüğün yerlerin, gezsem bitmez akşama kadar.
 
 
Su içinde otlar; dans ediyor, yosunlar, hüzünlü yansıma,
’Kaçındasın Gelin Ümmü kaçında? ‘’ Ağıtı gelir aklıma.
 
Kendinden de bahset Kral Midas, tarihte var adın,
Nasıl geçti çağın, neler gördün, neler yaşadın?
 
Başladı anlatmaya; ‘’Hayallerle dolu benim zamanım,
Efsanelerde hayat buldum, onlarda yaşadım,
 
Benimde vardı oğlum, kızım, dertleriyle yoğruldum.
Gazlıgöl’e hamam yaptırdım, için suyunu yudum yudum,
 
Ben kızıma derman buldum, sizlere de şifa olsun diye,
Afyonkarahisar’la birlikte, insanlara hediye…
 
Sorarsan şapkamın sırrını, söylemem kimseye’’
Güldüm kendi kendime, hala saklıyor ‘’Eşekkulaklarını’’ diye.
 
Biliyor musun Kral Midas? Bizim de sana bir sürprizimiz var,
Gökyüzünden seyredeceğiz, doğallığına güzellik katacak uçan balonlar…
 
’Karahisar kalesi yıkılır gelir, kâkülü boynuna dökülür gelir,’’
Emre gölünün ortasında, bu türkü, bu ses nereden gelir?
 
Midas mırıldanıyormuş: ‘’Yayladan gel allı gelin yayladan,
Kesme ümidini kadir Mevla’dan, kadir Mevla’dan.’’
 
’Sen nerden biliyorsun bu türküyü kral Midas?’’ diye sordum.
’Bilmeyen mi var? Buraların türküsü, yüzyıllar ötesinden duydum.’’
 
Vedalaşma zamanım geldi, Krala teşekkür ettim, yoluma düştüm,
’Ver elini karlı dağlar aşalım, bayramlaşalım’ ’sesi geliyordu. Yürüdüm…
 
Mürşide AYHAN
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum