EGEM PLATFORMU, HEMŞEHRİLERİM
Reklam
Mürşide AYHAN

Mürşide AYHAN

HAYATA DOKUNANLAR

EGEM PLATFORMU, HEMŞEHRİLERİM

27 Mayıs 2019 - 10:23

 
Bir salona giriyoruz eşimle ben, binden fazla topluluk. Belki daha önce görmediğin insanların birbirine sımsıcak bakışlarını, gülümsemelerini hiç yadırgamadan aynı sıcaklıkla karşılık vererek tanıdık bir yüz arayışı içinde masaların aralarından geçiyoruz. Ankara’da ki Afyonkarahisarlılar ve İlçeleri Dayanışma Derneği Genel Başkanımızı görünce çocuklar gibi seviniyoruz. ‘’Biz de geldik’’ diyerek.
 
Başkanımızın mutluluğunu yüreğimde hissediyorum bu mutluluğa sevinç içinde ortak oluyoruz. Afyonkarahisarlılar ve İlçeleri Dayanışma Derneğinde bir veya iki kere gördüğüm hemşehrilerimle;  ‘’Bizim kız, bizim oğlan’’ samimiyeti içinde coşkuyla merhabalaşıyoruz.  Bütün masalar dolmuş, iftar saatine aşağı yukarı yarım saat, bilemedin 45 dakika var.  Kısa bir yer arayışından sonra yuvarlak bir masanın etrafında yine daha önce hiç görmediğim insanların sıcak merhabasıyla yerimize oturuyoruz.
 
Kim olduğumuz, nasıl olduğumuz, işimiz, kariyerimiz dertlerimiz, sıkıntılarımız birdenbire kayboluyor. Herkesin gözlerinin içi gülüyor adeta. Selamlaşmanın ardından Efeler diyarının, Cumhuriyetin kurulduğu toprakların çocukları olarak;  hangi şehrinden olduğumuzu öğrenmeye geliyor sıra.
 
 Öyle ya,  Ankara’da yaşayan Egeli hemşerilerimizin iftar yemeği bizi bir araya getiriyor. Masamızda bulunan konukların hepsi tesadüfen Afyonkarahisarlı. Hemen ‘’Neresinden?’’ sorusunu soruyoruz.  Kimi Sandıklı’dan, kimi Dinar’dan, kimi Bolvadin’den, kimi Emirdağ’ından, kimi köyünden,  kimi içinden… Aslında neresinden olursa olsun aynı toprakların, aynı coğrafyanın, aynı kültürün birikiminden, aynı dilin söyleyiş farklılığından doğup gelmişiz. Bir masanın etrafında kırk yıllık dost gibi toplanmışız. Hem de mübarek Ramazan ayının bir iftar sofrasında. Ne güzel bir duygu...
 
Birlik, beraberlik, paylaşma duygularının yoğun yaşandığı bu güzel mütevazı iftar yemeğini dualarla, Türk ve İslam âlemine barış ve huzur getirmesi temennisi ile tamamladık.
 
Ege Bölgesini oluşturan illerin Ankara’da faaliyet gösteren vakıf ve derneklerin bir araya gelerek oluşturdukları EGEM Platformu tarafından, Yenimahalle Belediyesi Başkanı Sayın Fethi YAŞAR’ın destekleri ile geleneksel olarak düzenlenen iftar programının 12.s i gerçekleştirildi. Politik görüşü ne olursa olsun herkesi kucaklayan 3 dönemdir büyük çoğunlukla Belediye Başkanı seçilen hemşehrimiz Sayın Fethi YAŞAR ile gurur duydum.
 
Afyonkarahisar’a büyük emeği geçen Sayın Veysel EROĞLU olmak üzere aynı şekilde Cumhurbaşkanı olmuş, bakan olmuş, milletvekili olmuş, devlet adamı ve bürokrat olmuş; Afyonkarahisar’a gönül vermiş iş adamlarımız, memleketimize hizmet etmiş, hâlâ eden bütün hemşehrilerimle bir kez daha onur duydum. İyi ki varlar.
 
 EGEM Platformuna ilk defa katıldım. Ankara’daki Afyonkarahisarlılar ve İlçeleri Dayanışma Derneği Başkanı Sayın Mehmet Ali ÖZERKAN’ın sayesinde bir şekilde kendimi bu derneğin içinde buldum. İyi ki de bulmuşum. Hemşehri olmanın manasını, özelliğini bir kez daha iyi anladım.

Ankara’da ki Afyonkarahisarlılar ve İlçeleri Dayanışma Derneği Başkanı ve yönetimi; gerçekten de özverili, yapıcı, birleştirici gayretleri ile derneğimizi ayakta tutan, kültürel bağlarımızı pekiştiren;  Ankara’dan Afyonkarahisar’a köprüler kurarak, tarihin içinden, yaşayan değerleri bulup çıkaran;  anma törenleri, etkinlikler düzenleyerek güncelleyen, yeni kuşaklara aktaran çalışmalar yapan bir kuruluş.
 
 Hemşehri derneklerinin kuruluş amaçları; “Kente ayak uydurmak için uygun ortamların oluşmasını sağlamak”, “Hemşehrileri dernek çatısı altında toplamak”, “Gelinen yöreye ait kültürel değerleri korumak ve yaşatmak”, “Maddi durumları iyi olmayanlara yardımda bulunmak”, “Hemşehrilerin kendilerini rahatça ifade edebilecekleri bir ortam oluşturmak” gibi dayanışmayı beraberinde getiriyor.
 
 Bu amaçlarla kurulan derneklerimizi ne yazık ki çoğu kişi benim gibi bilmiyor. Ya haberleri olmuyor, ya da hayatın getirdiği telaşlardan fırsat bulup gelemiyor. Hâlbuki Yörük Ali Efe’nin “Bir elin şamatası olur mu?” sözünün ‘’Bir elin nesi var, iki elin sesi var! ’’ manasından yola çıkarak; birlikten doğan kuvvete ortak olmak gibisi yok.  Hemşehri olmanın güzelliklerini hep birlikte yaşasak fena mı olur?
 
Yıllarını memleketinden uzakta, gurbette yaşayanlar iyi bilirler hemşehrinin ne demek olduğunu. Ancak sılasından ayrı düşen anlar hemşehrinin değerini... Bir şekilde yolu düşmüştür gurbete, ya okumak için, ya çalışmak için. Ömrü gurbetlerde geçen biri olarak;  ailesinden, akrabalarından uzaklarda, memleketimizin özlemini hep içimde duyarak hemşehrilerimize sarılmışımdır. Aynı kültür ortamından geldiğimiz için birbirimizi kolayca anlayabileceğimizi düşünmüşümdür hep...
 
Konya’da hemşehrilerimizin oturduğu mahalleden tuttuk ilk evimizi, hemşehrilerimiz, komşularımız oldular, yeri geldi akrabadan daha yakın, kardeşten öte tutunduk birbirimize. Hemşehrilerimiz sadece Afyonkarahisarlılar değil, Denizli’den, Muğla’dan, Aydın’dan, Kütahya, Uşak, Manisa, İzmir’dendi.  Sadece Ege’den değil, Burdur, Isparta gibi başka şehirlerden de hemşehri saydığımız dostlarımız vardı. Hatta Anadolu’nun her kesiminden gelenler, gurbette ise hemşehrimizdi.  Acı günlerimizde yaralarımızı sardık, mutlu günlerimizde beraber sevindik.
 
Öğretmen olup gittiğim Bademdere’de ev arkadaşım Afyonkarahisarlıydı. ‘’Kimsin, kimlerdensin?’’  derken dünür akrabası çıktık. Gurbetin bir başka şehrinin kasabasında birbirimize sımsıkı sarılmıştık Sevgi Öğretmen ile. Özledikçe annemizi, kardeşlerimizi beraber ağladığımız hemşehrim ile…
 
Ankara’da üsteki komşumun çocuklarının aşırı gürültüsünden hep şikâyet ederdik. Evde olmadıkları bir kış akşamı kalorifer petekleri patlamış sular bizim daireye dolmuştu. ‘’Nasıl oldu, ne oldu?’’ diyerek eşi ile bize geldiklerinde öğrendik Emirdağlı hemşehri olduğumuzu. Yıllardır aynı bina da oturduğumuz halde birbirimizden haberimiz yoktu. İşte o zaman Hemşehrilik ruhu devreye girdi;  ne çocukların gürültüsü, ne daireyi basan suyu gözümüz gördü. Çok garip bir şekilde hoşgörü içinde ‘’Hemşehri çıktık’’ diye sevindik.

Yılların eskitemediği eski dostlarımız var. Yollarımız ayrıldığı halde hâlâ görüştüğümüz. Hemşehri olduğumuzu, bilemeden, bilinmez bir çekimle yakınlaştığımız. Artık havası mı çekiyor memleketimizin suyu mu?  Anlamadık. Samimi olduktan sonra öğreniyoruz ki bizim topraklardan, bizim oralardan. İşte o zaman hemşehrilik devreye giriyor. Çocuklarımız beraber büyüyor, düğünlerini yapıyoruz bir araya gelerek, ailemiz, akrabalarımız dâhil oluyor dostluklarımıza… EGEM Platformunun bir bölümünü oluşturuyoruz farkında olmadan. Aydın, Muğla, İzmir, Afyonkarahisar’dan…

Hemşehrilik; herhangi bir sebeple memleketinden uzaklaşmak zorunda kalan kişilerin sığınağıdır. Kollama ve koruma dürtüsü ile dayanışmasıdır. Dostluktur, hoşgörüdür, güvendir. Kimse gurbet ellerde hemşehrisiz kalmasın, güzel insanlarla karşılaşsın…
 
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • arzu filiz
    3 ay önce
    çok güzel bir yazı gurbette insan daha çok anlıyor özlüyor memleketini
  • Metin
    3 ay önce
    Yüreği güzel kalemi güzel hocam yine harika bir yazı olmuş
  • Metin
    3 ay önce
    Yüreği güzel kalemi güzel hocam yine harika bir yazı olmuş
  • İbrahim Aydoğdu
    3 ay önce
    Kalemine yüreğine sağlık hocam ne güzel ifade etmişsiniz. Allah sağlıkla uzun ömürler versin size, saygılar selamlar sunuyorum.