EFELİK YAPACAKSAN ZEYBEK OYNA!!!
Reklam
Mürşide AYHAN

Mürşide AYHAN

HAYATA DOKUNANLAR

EFELİK YAPACAKSAN ZEYBEK OYNA!!!

08 Temmuz 2019 - 09:27

 
Çocuklarını büyütmek, Sünnetini, nişanını, yuvalarını kurmak, onları evlendirmek, mürüvvetlerini görmek her anne babanın en büyük arzusudur. Yıllarca bugünü beklemişlerdir.
 
 Hayırlısı ile gelinen bu günlerin mutluluğuna; akrabalarını, eşini, dostunu, arkadaşlarını ortak etmek ister.  ‘’Harman yel ile düğün el ile’’ diyerek kurulur düğün dernek. İstenir ki eğlence ile oğulları sünnet olsun,  gençler yuva kursun, mutluluğa adım atsın. Toplumun temeli olan aileleri oluştursun.
 
Her şey çok güzel giderken kendini bilmez birilerinin aşka gelip ( ! ) silaha sarılması, düğün sahiplerinin, davetlilerin huzurunu bozar, keyiflerini kaçırır. Sadece bununla kalmaz, can kaybına varan kazalara neden olur. Düğünü zehir eder, kendi de yanar. Kardeşim sen elinde silahla savaşa mı gidiyorsun, ava mı gidiyorsun, düğüne mi geliyorsun?
 
Bir şehrin valisi çıkıp; ‘’Düğünlerde silah atmayın, silah atılacak düğünlere gitmeyin’’ diyorsa bu o şehrin ayıbıdır. Bu ayıp hepimize yeter. İllaki efelik yapacaksan çık ortaya adam gibi oyna zeybeğini, eğlen eğleneceksen. Ne güzel oyunlarımız vardır bizim…  Hele geleneklerimiz, hele de eski düğünlerimiz.
 
 
         ESKİ AFYON DÜĞÜNLERİ
 
Bir telaşa düşer ana, oğlu askerden gelince,
Evlendirmek gerek bir an önce,  gözü gördüğünce,
Kız arar, şöyle eli ayağı düzgünce, gönlünce.
Düşer yollara, bu işler kolay olmuyor ha değince.
 
Konu komşu, eş dost, seferber olur, sevaptır diye,
Düğünde, hamamda, nerde olursa, hepsi birer hafiye,
El birliği ile aranır,  bulunur gelin kız, edilir tavsiye,
Olur, olmaz zamanda ziyaret edilir evi, uygundur töreye.
 
Beğenirse kayınvalide, gider gelir birkaç kere,
Ansızın gitmeler meşhurdur, ev düzeni nasıl diye?
Her seferinde bir yakını yanında; inceler kızı inceden inceye,
Bir bardak su ister, içerken yudum yudum, düşünür yüz kere.
 
Karar verilir bu iş olacak; oğlan kızı, kız oğlanı görecek,
Son söz kız babasının, bakalım o ne diyecek,
 Büyüklerle kız istenir, giderken götürülür tatlı, çiçek,
Kız evi nazlanır, yılmak yok,’’ He’’ deninceye kadar gidilecek.
 
Sonunda verilir kız, sözlenir, yüzükler takılır, kahvesi içilir.
Hemen ardından nişan hazırlıklarına geçilir.
Nişanda şerbetler dağıtılır, hediyeler gider, gelir.
Tepsi ile baş üstünde,  gelir şeker, çerez, iç çamaşırı, mendili bir bir…
 
Sini ardı ile birlikte, kız evinde verilir yemek daveti,
Bayramı, Hıdırellez’i, kandili, kutlanır varsa özenci,
Düğün haftasında, kesilir esbabı, alınır öteberi giysisi,
Bir de gelin hamamı yapılır, çağrılır yakınları, yapılır eğlencesi.
 
Okuyucu çıkar, davet eder ev ev dolaşarak yakınları,
Unutulan varsa küser, başlar dargınlıkları,
Ahenk yapılır, kızlar eğlenir, toplanır akşamları,
Çarşambadan başlar, oğlan evinin yemek davetleri.
 
Gündüz kadınlara, akşam erkeklere yemek verilir
Saç kesme töreni kız evinde; tefçilerle oğlan evi gelir
Kaynana, görümce, yengeler; bir tutam saç keser bir bir,
Gelin kıza takılır ziynetleri, kesilen saç, bahşişle damada verilir.
 
Kına gecesi, şenlenir Çingen kızının tefinde, kız evinde,
Kayınvalide başköşe minderlerde, kızı aldım diye burnu göklerde,
Yakılır kınası, ayağına eline, ağlatılır gelin, ağlar annesi geride,
Serilir sofralar, haşhaşlı pide, öğme, peynir zeytin Allah ne verdiyse.
 
Gece bitti sanma, kız evinden kızlar düşer yollara,
Dilenmeye diye oğlan evine bahşiş almaya,
Şenlenir gece yarısı sokaklar boydan boya, güle oynaya,
‘’Nerde damat?’’ bulun getirin, oynasın çıkarın ortaya...
 
Oğlan evinde de yapılmıştır oğlan kınası,
Geç vakitlere kadar eğlenmiştir arkadaşları,
Kapının önünde kurulmuştur masalar, cümbüşü sazı,
Şakırdattıkça kaşıkları, kanına girer kırık havası.
 
Bugün akşamlık yarın öğlenlik, gelin almaya gelinir,
Çeyizleri yüklenir, gelin evine döşenir, kızın duvağı örtülür,
Dualarla vedalaşır, atlar geçer eşiği,  kız gider, evin suyu çekilir,
Konvoy olur arabalar, saçılır, şekerler paralar, dolaşılır şehir.
 
Oğlan evi pek hevesli, kayınpeder indirir gelinini arabadan,
 Gelen giden ‘’Başa kadar etsin’’ duaları yükselir ardından,
Gece olunca arkadaşları, yumruklarlar damadı arkasından,
Cuması yapılır ertesi gün, oğlan evi, şenlenir oynar durmadan.
 
Pazar günü baklava gider kız evinden oğlan evine,
Davet edilir kadınlar öğle, erkekler akşam yemeğine,
Hazırlanır dürüler, Pazartesi el öpme davetinde,
Çeyiz indirilir davetlerle, kız evi bu kez oğlan evinde…
 
Bir gelenek böyle biter, onlar erer muradına,
Düğünler sürer gider, anılar bırakarak ardında,
 Değişiyor gelenekler, görenekler; değişen zamanla,
Dönüyor dünya, kendi halinde yuvarlana yuvarlana…
 
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu, dediler
Düğünlerde silah atmayı eğlence mi zannettiler?
Ne anlarlar bilmem? En güzel günü zehir ederler.
Vur dizini yere oyna efeler gibi, Eğlence istiyorsan eğer…
 
Mürşide AYHAN
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum