Reklam
Mehmet Ünal TAŞPINAR

Mehmet Ünal TAŞPINAR

şiirleriyle... [email protected]

DESEM Kİ...

06 Temmuz 2020 - 13:53

DESEM Kİ...



Desem ki

Çalı süpürge,

Keçi yolu,

Toprak yol,

Şose?

Gençler sorar mı

"O da ne ki?"

Bilirler mi acaba

Annemizin belimize sıkı sıkı bağladığı yüzme kabağını,

Hamamların havuzunu "Termal Banyo"dan önce?

"Cumbak!" havuza atlamayı?

Gazlıgöl, Gecek, Ömer deyince "hamamlar" akla gelirdi

"Termal" değil.

"Hamamlar" bir terimdi, tamamlamaydı, sıfattı

"Hamamlar" "termal" demekti,

Yazlık demekti,

Tatil demekti,

Dinlenme demekti, dinlence demekti.

Gazligöl madensuyu, maden sodası

Tren istasyonunda beklemek

Trene el sallamak,

Siloya gidecek pancar yığınlarına bakıp bakıp

"Emirdağı bir birine ulalı" türküsünü söylemek

Çubuklu pijamalarla ortalıkta gezinmek demek.

Havuzdan çıkınca en eglencelisi nedir derseniz

Gazoz!

Soğuk bi gazoz.

Taşpınar,

Hayat,

Altınok gazozları...

Küçükler gazoz

Büyükler Kızılay Maden Suyu,

Kızılay Maden Sodası

Büyük şişe

Küçük şişe.

Coca-Cola yok,

Pepsi yok, Fruko yok

Elvan, Fanta yok daha!

Ama Gecek'te rakı şişeleri o zaman da var

Dere kenarında söğüt, kavak dalları altında.

Gaca'nın gazoz fabrikasındandı Taşpınar Gazozu

Sonra Ali Kullukçu çıkardı Kömürcüler Çarşısı'nda

Musa'nın babası.

Çok kişi sattı sokakta gazoz

Bi çok çocuk tatillerde

Kalecik karlarında soğuturduk

"Otuziki dişine kemane çaldırıyor" diye bağırarak.

Kaç kuruştu acaba?

Gazoz kapakları toplardık oyun için

Kese kese gazoz kapağı biriktirirdik

Cam bile gibi, demir bile gibi

Fıççı gibi

Aşık gibi

Koca burunlu otomobillerle gidilirdi hamamlara

On kilometrelik yolda bozulması başka bir eğlence bizlere

"Hadi hoooop!"

İttirmek var,

Önden manivela ile çalışsın diye dualar etmek var

Bu yolculukta eğlence var

Öfke var.

Avrupa yolculuğu sanki.

Peki

Bilen kaldı mı şimdi

Elinde sicim

Kasnaklı Uçurtma keyfi yaşarken mırıldandığın bi türküyü?

"Arküstü'ne kurakoymuş çıkrığı

Oyun hevasında bükmüş ipliği

Anasının möhür gözlü kekliği"

Ya da yanık yanık

"Arküstü'ne abaları serdiler

Saat üçte Çil Ahmet'i vurdular

Ceran Ahmet sana nasıl kıydılar"



MEHMET ÜNAL TAŞPINAR

(Afyon’da Soba Başı adlı kitabımdan)

YORUMLAR

  • 0 Yorum