Reklam
Lokman ÖZKUL

Lokman ÖZKUL

yazıyor...

ŞEHİDİM...

07 Mart 2020 - 14:47

                                                                                              
Şehitlik, Peygamberlikten sonraki en büyük manevi mertebedir. Şehitler, Allah’a cennet karşılığında; dinleri, vatanları, milletleri uğruna canlarını seve seve vermiş olan kutlu insanlardır. Yüce Allah Kutsa Kitabımız Kur’an’da şehitler için şöyle diyor:
 ‘’Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz.’’ (Bakara 154)



 Bu ayet-i kerime, şehitlere “ölü” dememizi yasaklamakta ve onların ölü olmadıklarını beyan buyurmaktadır. Şehitler diğer ölüler gibi değildir, mahiyetini bilemediğimiz şekilde hayat sürmektedirler. Şehitlerin ölü olmayıp diri olduğu hakikati Al-i İmran suresinde de şöyle beyan buyrulmaktadır: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler zannetmeyin! Bilakis onlar diridirler; Rab’leri katında rızıklanırlar. Allah’ın fazlından verdiği nimetlerle mutludurlar. Ayrıca, henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiç bir korku ve keder bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.
 
 
Şehitlerimiz 1071 Malazgirt Zaferi’nden bu yana bu toprakların manevi bekçileridir. Türk Vatanının her karış toprağı şehitlerimizin mukaddes kanları ile sulanmıştır!  Onun için Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı’nda malumunuz şöyle  diyordu:
 
‘’Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme tanı,
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
 
Diğer hiçbir dinde şehitlik kavramı yoktur. İslam Dini’nde şehadet mertebesi gıpta ile bakılan yüce bir mertebedir. Elbette her bir şehit acısı yüreğimize kor gibi düşüyor, ciğerimizi dağlıyor. Ateş düştüğü yeri yakar derler  ya, şehit haberlerinde sadece düştüğü yeri değil, bütün milletin yüreğini yakıyor. Elbette ki ailelerin acısını, çektiklerini kimse yaşayamaz ama şehit dedi mi ülkede söz sükut eder, gözyaşları konuşmaya başlar.
 
 
Bu ülke, bu topraklar 1071 den bu yana şehit veriyor, vermeye de İdlib saldırısında olduğu gibi devam ediyor.
 
Suriye’de terörün  yok etmek için yaptığımız kararlı ve istikrarlı mücadele sonucu epeydir şehit vermezken ve millet olarak şehit haberi almazken yüreğimiz İdlib’den gelen haberlerle yandı. Önce 8 şehit, ardından 5 şehit, Regaib Kandili Gecesi 33 şehit ve arkasından gelen acı haberler..

SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı) lar v e İHA larla terörist unsurlarıjn tepesine çöktük ve şehitlermizin kanını yerde koymadık. İHA ve SİHA ların terörle mücadelede katkısı büyük. Yalnız her şeyden önce Mehmetçiklerin mücadelesi ve varlığı teröristler için en caydırıcı unsur.
 
Her bir şehidimiz çok değerlidir, hiçbirinin hakkını  ödeyemeyiz. Her bir şehidimiz bir bayraktır. Bu vatanın bölünmez bütünlüğünün sembolüdür.
 
Şehidim, senin bu vatan için yaptıklarına, canını ortaya koymana bütün millet şahittir. Melekler de cennetteki makamınıza şahitlik edecekler. Geride kalan aileleriniz bu millete emanettir. Acıları çok büyük ama payeleri çok yüksek. Rabbim kendilerine sabır ihsan eylesin, yardımcıları olsun bu konuda diyecek çok fazla söz bulamıyoruz. Sözler bu noktada sükut ediyor..
 
Şehitlerimize Rabbimden rahmet diliyorum, yakınlarına sabır diliyorum.
Milletimizin de başı sağolsun. Rabbim böyle acıları bu millete tekrar yaşattırmasın..
 
Şehitlerimize olan duygularımızı şu marş sözleri ile ifade edelim:
 
 
Sana sıkılan kurşun
Ciğerime saplanır
Bilmem bu acı nasıl
Yüreğimde saklanır
 
Can verdiğin bayrağın
Tabutuna sarılmış
Sana Yüce Yaradan
Cennetten yer ayırmış
 
Şehidim rahat uyu
Biz bekleriz vatanı
Bu millet affeder mi
Sana kurşun atanı
 
Melekler seni bekler
Hasretle gökyüzünde
Sen her şeye değersin
Milletin gözünde…
 
 
[email protected]
 
Lokman ÖZKUL

YORUMLAR

  • 0 Yorum