BİR KİTLE İMHA SİLAHI OLARAK: EĞİTİM
Reklam
Lokman ÖZKUL

Lokman ÖZKUL

yazıyor...

 BİR KİTLE İMHA SİLAHI OLARAK: EĞİTİM

31 Ağustos 2018 - 15:52

 
     John Taylor Gatto’nun,eğitimin kapalı kapılar arasına sıkıştırılmasına dair isyanını içeren ve buna karşı bir metafor şeklinde yazdığı bir eser,’ Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı’ . Sayın Bakanımız Ziya Selçuk da bu kitaba ve kitapta yazılanlara çok önem veriyor. Öğretmenlerimizin seminer döneminde bu kitabı özellikle okumasını ve birlikte müzakere edilmesini istiyor. Çok faydalı olacağına inanıyorum.
Kitap; Edam Yayıncılık’tan çıkmış ve Türkçeye Mehmet Ali Özkan tarafından çevrilmiş, ‘Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasında Bir Yolculuk’ alt başlığını taşıyan dikkatleri eğitim öğretime çeken çarpıcı bir eser.
Gatto bu çalışmasında, okulun insana verdiği zararın rasyonel ve kasıtlı olduğunu gösteriyor. Gatto’ya göre modern pedagojinin esas işlevi, nüfusu yönetilebilir kılmak. Zorunlu eğitim tuzağından kurtulmayı başarabilmiş insanlara ilişkin örneklerle dolu bu kitap, kişisel potansiyeli gerçekleştirmenin temel şartının farklı bir yetiştirilme ve beceri edinme şekli ile mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Gatto buna, “açık kaynak öğrenme” adını veriyor.
Acil sorunlara cevap veren ve bazı tartışmaları da beraberinde getireceği muhakkak olan bu kitap, mevcut eğitim sistemine dair şüphelere sahip olan herkesin ilgisini çekecek. (Tanıtım Bülteninden)
 
Kitapta, temel olarak da zorunlu eğitim ile birlikte insanların nasıl çocuksu kalması için çaba harcanıldığını, üniversite kürsülerinden ortaya atılan bir tez ile ergenlik" denilen kavramın neden keşfedildiği anlatılmakta.
 
Bugün zorunlu eğitimin insanları nasıl mahvettiğini anlatırken, esasında okul denilen hapishaneye düşman olan kitabın yazarı (Gatto), sistemin (kapitalizmin) devamlılığını sağlayan ve ayakta durmasının en büyük destekçisinin insanların bu şekilde zamanını çalan okul eğitiminin olduğunu beyan ediyor. Kendisi de öğretmen olduğundan dolayı, gelişmeye katkı sağlayacak şeylerin bürokrasi ile nasıl çıkmaza sokulduğunu ve 30 küsür yıllık meslek hayatında neler ile karşılaştığının da bir nevi vicdani muhasebesini de bu kitapta yapmakta.
 
Gatto, okul konusunda zorunlu eğitime karşı ama kişilerin kendi kendini yetiştirme tarzı olan açık kaynak sisteminin de destekçisi. Bu sistemde kişi hocasını ve çalışmak istediği her neviden konuyu kendisi seçmekte, vaktini ve naktini ona göre ayırabilme fırsatını elinde bulundurduğu için daha verimli olacağını bu eserde çok kere vurgulamakta.
 
Bu kitabı görmezden evvel de zaten zorunlu eğitime bazı çekinceler ile birlikte karşı çıkmaktaydım,nedeni de şu: Temel eğitimi aldıktan sonra herkes öğrenim görecek diye bir şart olmadığını düşünüyorum.Kendi öğrencilik hayatımıza döndüğümüzde,eğitim-öğretim zorunlu değildi. Gerçekten öğrenmek isteyen ve tahsil görmek isteyenler okullarda bulunur, onlar da başarı durumlarına göre değerlendirilir, ‘okuma’ temayülü içinde olanlar okullarda eğitim öğretimine devam ederlerdi.Halk arasındaki tabirle ‘okumak’ düşüncesi olmayanlar zorunlu olmadığı için okula devam etmezler ve kendilerinin kabiliyetine uygun iş ve zanaatlarda çırak, kalfa yetiştirilmek üzere, kendilerini ustaların maharetli ellerine teslim ederlerdi. Sanayiin,teknolojinin,elektroniğin ve birçok meslek gurubunun hazır eleman ihtiyacı buradan karşılanır ve bunlar da ileride bu mesleklerin, zanaatların ustası olurlar ve milli ekonomiye ve milli servete katkıda bulunurlardı. Şimdi çırak,kalfa bulmakta zorlanılıyor. Teknoloji,sanayi, zanaat ve elektronikte ciddi anlamda yetişmiş eleman sıkıntısı yaşanıyor. İşin bir yönü bu..
İkinci yönü de; okulların kendi içinde dört duvar arsasında öğrencileri eğitim öğretim kalıplarına sokmaya çalışmak. Eğitim sadece dört duvar arasında olmaz; okul çevresinde olur, ailede olur, sosyal alanlarda olur, gezi mekanlarında olur, alan da olur velhasıl her yerde olur. Eğitimi dört duvar arasına sıkıştırmak, çocuklarımıza vereceğimiz en büyük zarardır.
Sosyal faaliyetler (aşırıya kaçmamak şartıyla), eğitici oyunlar,faydalı filmler,tiyatro oyunları,eğitici geziler,seminer,konferans,panel gibi etkinlikler vb.. Bunlar eğitim-öğretimde olmazsa olmaz genel geçer uygulamalar olmalıdır.
 
Velhasıl; eğitim maksada uygun kullanılıp uygulandığında bir millet için kurtarıcı olur yoksa eğitimi dört duvar arasına sıkıştırır ve her bireyden aynı eğitim-öğretim düzeyini beklerseniz ve de ‘okuyacak’ ‘okumayacak’ ayrımı yapmadan okulları öğrenim çağındaki bireylerin tamamıyla doldurursanız o bireylere de ve nesle de yazık etmiş olursunuz. Açık İlköğretim, Açık Lise, eski adıyla Çıraklık Eğitimler ve de Açık Öğretim Fakültesi örgün eğitim görmeyecekler için ideal çözüm önerileridir.
Biz Gatto’nun ’ Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı’ kitabının ışığında kendi fikirlerimizi serdetmeye çalıştık. Müzakere edildikçe çok farklı görüşler ortaya çıkacaktır. Önemli olan bu görüşleri alıp,kendimizden, en az bin yıllık Türk geleneği kültüründen  bir sentez yaparak, en uygun eğitim-öğretim tarzını okullarımızda uygulamak ve nesilleri heba etmemektir.
 
Saygılarımla..
 
Lokman ÖZKUL
Eğitimci-Yazar
lokmanozkul@gmail.com