Reklam

TÜRK KADINLARI, İŞ HAYATINDA DA BAŞARIYA KOŞUYOR!..

Türkiye’nin ihracatı Türk kadınlarının omuzlarında yükseliyor. Türkiye genelinde sayıları 7 bin 500'ü bulan kadın ihracatçılar, dünyanın dört bir tarafında başarıdan başarıya koşuyor, Türkiye’nin ihracatının artması için çaba gösteriyor. 

TÜRK KADINLARI, İŞ HAYATINDA DA BAŞARIYA KOŞUYOR!..

Türkiye’nin ihracatı Türk kadınlarının omuzlarında yükseliyor. Türkiye genelinde sayıları 7 bin 500'ü bulan kadın ihracatçılar, dünyanın dört bir tarafında başarıdan başarıya koşuyor, Türkiye’nin ihracatının artması için çaba gösteriyor. 

TÜRK KADINLARI, İŞ HAYATINDA DA BAŞARIYA KOŞUYOR!..
08 Nisan 2019 - 10:31

Türkiye’nin ihracatı Türk kadınlarının omuzlarında yükseliyor. Türkiye genelinde sayıları 7 bin 500'ü bulan kadın ihracatçılar, dünyanın dört bir tarafında başarıdan başarıya koşuyor, Türkiye’nin ihracatının artması için çaba gösteriyor. 

 

Türk kadın ihracatçılar, her 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde olduğu gibi 2019 yılında da dünyanın dört bir tarafında Türkiye’nin ihracatını arttırma mücadelesi verdi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin organizasyonu ile Japonya’da 5-8 Mart 2019 tarihleri arasında düzenlenen Foodex JAPAN 2019 Fuarı ile Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin Milli Katılım Organizasyonu ile Çin’in Xiamen şehrinde düzenlenen Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, Türk kadın ihracatçılarının Türkiye ihracatını arttırma çabasına sahne oldu. Kadın ihracatçılar, Türkiye’yi 2023 ihracat hedefine bir adım daha yaklaştırdı.

 “Kadınların el attığı her iş ilerlemeye açıktır”

  Alimoğmu Mermer A.Ş.’de Uzakdoğu İhracat Sorumlusu olarak çalışan Sena Arıç, ekmeğini taştan kazanan bir başka başarılı iş insanı. ““Kadınların el attığı her sektör ilerlemeye açıktır çünkü kadınlar her zaman dikkatli ve özverili çalışırlar” şeklinde iş hayatına bakışını dillendiren Arıç, Pekin Uluslararası Ekonomi ve Ticaret Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimi almış.  Çin’de yaşadığı ve Çince bildiği için doğaltaş sektörü ile tanıştığını anlatan Arıç sektöre girişini ise şöyle özetledi; “Sektöre girişim biraz tesadüf oldu. Çin’de Türk olduğumu öğrenen herkes taş sektörüyle ilgili soruyordu. Türk taşları Çin’de o kadar nam salmış durumda ki üniversitedeki arkadaşlarımın bile sürekli ilgisini çekiyordu ticari olarak sektöre girmek istiyorlardı. Okul bittikten sonra Afyon’a döndüm ve sektör beni içine çekti diyebilirim önceden bir planım yoktu.”

Çinliler ortak özellikler taşıyoruz

  Çinlilerle, Türklerin kültürel olarak çok benzerlik taşıdığı bilgisini veren Arıç, “Bir Çinliyle oturup yemek yemediysen, bir düğüne bayrama veya kutlamaya katılmadıysan çarşısında pazarında dolaşmadıysan bir Çinliyle gülüp bir Çinliye kızmadıysan o dili öğrenmemişsin demektir Bu yüzden bir ülkeye sektörel olarak hakim olabilmek o ülkenin dilini kültürünü kavrayabilmekle ancak mümkün olur Çin ve Türkiye’nin ticari ilişkilerinin bu denli hızlı gelişmesinde kültürel benzerliklerin büyük bir payı olduğunu düşünüyorum. Hepimiz, “Ev alma komşu al”, “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” kültürüyle büyüdük. Aynı şekilde Çin’de de insani ilişkiler hep bir adım öndedir, her malın ikamesi vardır fakat insanlığın ikamesi yoktur bu yüzden Çinliler iş yaparken dostluğa önem verir” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum