ÖZEL PARKHAYAT HASTANESİ GEBELİK ŞEKERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Özel ParkHayat Akşehir Hastanesi Kadın Doğum UZM.DR.Seyit Ali KÖSE gebelik şekerine dikkat çekti.

ÖZEL PARKHAYAT HASTANESİ GEBELİK ŞEKERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Özel ParkHayat Akşehir Hastanesi Kadın Doğum UZM.DR.Seyit Ali KÖSE gebelik şekerine dikkat çekti.

ÖZEL PARKHAYAT HASTANESİ GEBELİK ŞEKERİNE DİKKAT ÇEKTİ
08 Temmuz 2019 - 15:08 - Güncelleme: 08 Temmuz 2019 - 15:18

Gebelik şekeri ;gebeliğin her döneminde bebek için de tehlikeli:

Gebelik ve şeker hastalığı, aynı dönemde görülmesi durumunda birbirini olumsuz yönde etkiler. Tüm dünyada artan diyabetik gebelik vakaları anne ile birlikte bebeği de etkisi altına almaktadır.Gebelik şekeri; annede ani düşük, hipertansiyon, vb. problemlere yol açmasının yanı sıra, anne karnındaki bebekte de kalp, sinir sistemi, sindirim sistemi, idrar yolu gelişme problemleri gibi birçok soruna neden olabilmektedir.

Obezite artışı ile diyabetik gebelik de artıyor

Gebelik ve diyabet, bir kadında aynı anda birlikte bulunduğu zaman, birbirini olumsuz yönde etkileyen durumlardır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de diyabetik gebelik vakaları artmaktadır. Bunun da belli başlı bazı nedenleri;

i. Tip 1 diyabetli kadınların yaşam beklentisi ve yaşam kalitesindeki artış,

ii. Obezite nedeniyle tip 2 diyabet sıklığının artması ve giderek daha genç yaşlara inmiş olması,

iii. Obezite artışı ile birlikte gebelik diyabeti sıklığının artması

Gebelik şekerinin belirtileri, normal şeker hastalığından farklı

İlk kez gebelikte, genellikle gebeliğin 4. ayından sonra doğuma kadar olan dönemde (2. ve 3. 3’er aylık dönem) ortaya çıkan ve gebelik süresince devam eden kan şekeri yüksekliği, 'gebelik diyabeti' veya ‘gestasyoneldiabetesmellitus (GDM)’ olarak adlandırılırken; tip 1 veya tip 2 diyabetli bir kadında gebelik hali, ’gebelikte diyabet’, ’gebelikte aşikar diyabet’, ‘pregestasyonel diyabet’ veya ‘pregestasyoneldiabetesmellitus (PGDM)’ olarak tanımlanır. Gebelik sırasında görülen diyabet vakalarının büyük çoğunluğunu GDM vakaları oluşturur

Gebelik şekerinde, diyabet hastalarında görülen çok su içme, sık idrara çıkma, ayaklarda uyuşmalar ve hızlı kilo kaybı gibi belirgin bir şikâyet tarif edilemeyebilir. Çünkü gebeliğin

doğal sürecine bağlı olarak kadınlarda bu şikâyetler gelişebilmekte ve şeker hastalığı belirtisi mi yoksa gebelik şikâyetleri mi ayırt etmek mümkün olmayabilir. O nedenle gebeliğin anne ve bebek için oluşturduğu riskler, dünya gebelikte şeker sıklığı göz önüne alınarak gebeliğin 24-28. haftaları arasında tarama testleri uygulanmakta, ek risk faktörleri tespit edilen gebelerde ise daha erken kan şekeri takiplerine başlanabilmektedir.

Gebelik şekeri, ani düşüklere yol açıyor

Anne açısından riskler: Ani düşük, hipertansiyon, diyabete bağlı göz ve böbrekte gelişen hastalıklarda ilerleme, sık idrar yolu enfeksiyonları, ani kan şekeri düşüklükleri, ilerleyen yıllarda obezite ve şeker hastalığı gelişmesi.

Gebelikte ‘fetüs’ olarak adlandırılan bebek açısından riskler: Kalp, sinir sistemi, sindirim sistemi, idrar yolu gelişme problemleri, kromozomal gelişim hataları, anne karnında ölüm, yarık damak dudak vb.

Gebelikte beslenme düzeni, büyük önem taşıyor

Gebelik süresince esas olan beslenme düzeni sağlanmalıdır. Gebelik diyabeti olan kişilerin beslenmesi önerileri genelde DR.KÖSE şu şekilde söyledi;

“Gebe diyabetlinin günlük kalori ihtiyacı olması gereken ideal ağırlığa göre; obez diyabetlilerde 24 kkal/kg, obez olmayanlarda ilk 3 aylık dönemde (trimester) 30 kkal/kg ve ikinci 3 aylık dönemden itibaren 35 kkal/kg olacak şekilde hesaplanır. İkinci trimesterde 340 kkal/gün, lohusalıkta 450 kkal/ gün ek enerji alımı önerilir.

Yeterli enerji alımı sağlanmalı

Gebelikte uygun ağırlık artışını sağlayacak yeterli enerji alımı sağlanmalıdır. Gebelerde zayıflama diyetleri önerilmez; ancak fazla kilolu veya obez gebelik şekeri olan kadınlar için hafif-ortaderecede enerji ve karbonhidrat kısıtlaması uygun olabilir. Günlük total kalorinin (enerjinin) besin bileşenleri hesaplanır. Total enerjinin %45-50’si karbonhidrattan (minimum 175 g/gün), % 20’si proteinlerden (miktar: 1-1.5 g/kg/gün, minimum 71 g/gün), %30-35’i yağlardan (40-60 g/gün) sağlanmalı, ayrıca beslenme programında yeteri kadar posa (28 g/gün) yer almalıdır.Öğün sayısı 3 ana, 4 ara öğün olarak planlanmalı
Kimler risk grubunda?
1.Genetik ırksal yatkınlığı
2.Ailede şeker hastalığı
3.Kısa boylu
 4.Düşük doğum kilosu
 5.Çoklu gebeliği (ikiz,üçüz)
6.İdrardan şeker atan (glikozüri)
7.Daha önceden insülin direnci tespit edilen
8.Psikiyatrik ilaç kullanan (antipsikotik ilaçlar) kortizon kullanan
9.Obez
10.Kırmızı işlenmiş et ağırlıklı beslenen
11.Hareketsiz yaşamı olan
12.Ani hızlı fazla kilo artışı olan
13.PCOS (polikistikover sendromu) olan
14.Hipertansif
 15.Geçmiş doğumlarında kilolu bebek doğumu (4.5 kg ve üzeri) ölü doğumu olan
16.Geçmiş gebeliklerde gebelik şekeri teşhisi konulan kişiler, risk grubundadır.
 

Doğum sonrası bebekler de etkileniyor

Gebelik şekeri, anne ve anne karnındaki bebeği etkilediği gibi doğum sonrası bebekleri de etkilemektedir: Erken doğum ve buna bağlı gelişebilecek hastalık riskleri, sezeryan ve normal doğum esnasında gelişebilecek hasarlar, doğumsal anomali (gelişim hastalıkları), kan şekeri düşüklüğü, sarılık, mineral bozuklukları, kalp hastalıkları, bebek ölümü, ilerleyen yıllarda obezite ve tip 2 diyabet hastalığı.


YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Cevdet KEÇECİ
    3 ay önce
    Oğlum göz doktoruna ümit hocaya parasını yatırarak muayenesini oldu. Hoca 10 gün içinde gel gözlüğünü yazayım demiş. Hoca o günden itibaren belirli bir süre izine çıkmış. Hoca izinden döndükten sonra Oğlumla birlikte park hastanesine hocaya gözlük yazdırmaya gittik. Tabii ki bu arada 10 günlük süreden sonra hoca görevine geldi. Göz polikliniğindeki beyefendi hoca ile görüştü saat 13.30’da gelsin demiş. Oğlum belirtilen saatte hastaneye gözlüğünü yazdırmaya gitmiş. Hoca gözlüğünü yazmış çıkışta oğlumdan 65,00 TL istemişler. Halbuki hasta 10 gün içinde tekrar yarım kalan işi için doktora gittiğinde hastadan ücret alınmaz. Oğlum durum karşısında parasını istemeye istemeye ödemiş. Ben de diyorum ki bu şekilde haksız yere alınan paralar HARAM olsun diyorum. Ve Allah’a (c.c) havale ediyorum PARK HASTANESİNE GÜVENMİYORUM