Eğitim Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı ​​​​​​​Ender Karaaslan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum" (ÇEDES) projesine tepki gösterdi.

Gözden kaçırmayın

İyilik Hareketi Derneği Şehrin Gelişimine Katkı Sağlıyorİyilik Hareketi Derneği Şehrin Gelişimine Katkı Sağlıyor

Eğitim Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Ender Karaaslan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum" (ÇEDES) projesine tepki gösterdi.

Karaaslan, açıklamasında "bu projeyle öğretmen olmayan görevlilerin ilimizdeki okullarda da ders vereceği duyumlarını almış bulunuyoruz.ÇEDES adlı proje ile vaiz, Kuran kursu öğreticilerinin ve hatta hiçbir öğretmenlik vasfı olmayan ilahiyat fakültesi mezunlarının okullarda "manevi danışman" olarak görev yapmalarının önü açılmaktadır. Bu protokol kapsamında ilimizde de Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullara dair planlama yapılmaya başlanmıştır." dedi.

​​​​​​​

AÇIKLAMA ŞÖYLE:

PROJE NE GETİRMEKTEDİR?

Proje ile öğretmenlik yeterliği, belgesi ve yetkisi olmayan kişiler okullarda ders verecek, çalışmalar yürüteceklerdir. MEB dışındaki farklı kurumların okula emanet edilen öğrencilerle faaliyet yürütmelerinin önü açılmış olacaktır. Atama bekleyen yüz binlerce öğretmen varken ilahiyat fakültesi mezunlarına okullar üzerinden bir iş alanı açılacaktır.

Okullarda ders verme yetkisi sadece öğretmenlere aittir. Bu konuda üniversite eğitimi almamış, diploması olmayan, ne anlatacağı bile belli olmayan kişilerin okullarda, öğrencilerimizin, çocuklarımızın yanında yeri bulunmamaktadır.

Eğer okullarda değerler eğitimi ile ilgili bir çalışma yapılacaksa, bunu yapacak olan yine okulun öğretmenleridir. Eğer din öğretimi ile ilgili bir çalışma söz konusu ise, bunu yapacak olan okulun Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenidir. Eğer öğrencilere danışmanlık yapılacaksa bunu yapacak olan yine okulun Rehber öğretmenleridir.

BU PROJE ÖĞRETMENLERE HAKARETTİR

Bu çalışmaları pedagojik eğitimi olmayan kişilere bırakmak hem yasal olarak uygun değildir, hem de çocuklarımız için yararlı olmayacaktır. Ayrıca bu proje, okullardaki öğretmenlerimize büyük bir hakarettir. Eğitim işini başkalarına havale etmek, öğretmenlerin öğrencilere çevrecilik, doğruluk, merhamet gibi temel değerlerimizi öğretemediğini, rehber öğretmenlerin öğrencilere rehberlik edemediğini, Din Kültürü alan öğretmenlerinin dîni bilgilere sahip olmadığını ifade etmektir.

Anayasa'nın 128. maddesine göre "bir alandaki kamu hizmetinin o alandaki kamu idaresi ve memurlarınca görülebileceği" ifade edilmektedir. Yani Anayasamız demektedir ki;

"Öğretmen camide vaaz veremez, mühendis hastanede beyin ameliyatına giremez, imam okulda öğretmenlik yapamaz..."

Projedeki, okullardan sorumlu "koordinatör öğretmen" ve öğrencilerden sorumlu "koordinatör öğrenci" uygulamalarının, bir anlamda abilerin, ablaların ise ne gibi sonuçlar doğurduğu ve ülkemizin başına gelen kötü olaylar henüz hafızalarımızdan silinmemiştir.

ÇOCUKLAR KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

Velilerimizin çocuklarını sadece okula ve öğretmenlerimize emanet etmeleri, başka kurumlardan, kim olduğu belli olmayan, ne yapacakları bilinmeyen kişilerin çocuklarımızla çalışma yapmalarına izin vermemeleri gerekmektedir. Okul idarelerini uyarmak ve takip etmek velilerimizin görevidir.

Bu konuda kurumlarımızın yaşayacağı yasal, öğrencilerimizin yaşayacağı psikolojik ve sosyal sıkıntılarla ilgili olarak tüm yetkilileri şimdiden uyarıyor, konunun takipçisi olacağımızı, yaşanan en ufak olumsuzlukta yetkililerden hesabını soracağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.