Reklam

"GÜÇLÜ MEMUR GÜÇLÜ DEVLET"

Bundan tam 25 yıl önce Mehmet Akif İnan, isminin bütün yönleriyle müsemma bir zeminde insana değer, emeğe güç, mücadeleye örgüt kazandırmak adına MEMUR-SEN’i sendikal hayata, sendikal hayatı da bizlerin dünyasına kazandıran soylu iradeyi arkadaşlarıyla beraber ortaya koymuştur.

"GÜÇLÜ MEMUR GÜÇLÜ DEVLET"
10 Haziran 2020 - 12:41
Bundan tam 25 yıl önce
Mehmet Akif İnan, isminin bütün yönleriyle müsemma bir zeminde insana değer,
emeğe güç, mücadeleye örgüt kazandırmak adına MEMUR-SEN’i sendikal hayata,
sendikal hayatı da bizlerin dünyasına kazandıran soylu iradeyi arkadaşlarıyla
beraber ortaya koymuştur.Ankara’da bir odada
başlayan mücadele; 25’inci yılın şafağında dünyada ve yedi kıtada adından,
iradesinden, hassasiyetlerinden ve kavramlarından bahsettiren evrensel soylu
mücadele platformuna dönüşmüştür. Enaniyet reddedilip emanet esas alınınca,
ekalliyet yok sayılıp ehliyet hedef haline getirilince, kibir, şan, şöhret
reddedilip hep birlikte, her zaman özveriyle, her yerde inanç ve değerler
ilkeselliğine dayanılarak mücadele yürütülünce insanın kazanmasına, emeğe
kazandırılmasına, mücadelenin zirveye çıkarılmasına dair başlangıç hikâyesidir
MEMUR-SEN.MEMUR-SEN’i özümsemek
kolay, özetlemek zordur. Ancak yine de özetlemek gerekiyor. Tarih yapmanız
yetmez, aynı zamanda tarihi yazmanız da gerekir. Binlerce yıllık emek, hak ve
alın teri mücadelesinin 25 yıla sığdırılmış birikimin adı olarak, MEMUR-SEN’in
yaptıklarının, dirayetinin, direncinin anlatılması gerekiyor.Bu adın mimarı Mehmet Akif
İNAN, emek mücadelesi tarihinde direniş hattının önemli öznelerinden biri
olarak MEMUR-SEN’i kurdu. MEMUR-SEN’le başlayan erdemliler hareketi kamu
görevlileri sendikacılığında köklü değişim ve dönüşümlere öncülük etti. Kamu görevlileri
sendikacılığının 4688 sayılı Kanun’la yasal zemine kavuşmasından, toplu görüşme
garabetini bitirip “toplu sözleşme” hakkının elde edilmesine;Başörtüsü yasağı zulmünün
sona erdirilmesinden, kılık kıyafet dayatmasına karşı örgütlü direnişe;Cuma namazı izninden Hac
iznine, katsayı engelinden kesintisiz sekiz yıllık eğitim dayatmasının
kaldırılması gibi birçok antidemokratik uygulamaya son verilmesine;28 Şubat
mağduriyetlerinin giderilmesinden Cumhuriyeti vesayet rejimine dönüştürmeye
çalışanlarla mücadeleye;15 Temmuz ulus ötesi
darbecileriyle mücadeleden, Anayasa değişikliği sürecine;ILO’da Türkiye’nin
çalışan kesimini kamu görevlileri düzleminde temsilden, Uluslararası sendikal
bağların geliştirilmesiyle birlikte, emek dayanışmasının saflarını
sıklaştırılması ve emeğin sorunlarına küresel düzlemde çözüm üretme
kapasitesinin artırılmasına;Ve kamu işvereni ve kamu
görevlileri arasında sosyal diyalog zemininin geliştirilmesine varıncaya dek
pek çok alanda, sahada ve zeminde kamu emekçilerinin örgütlü gücü olarak
MEMUR-SEN yer almıştır.Ve yine “aynı işi farklı
sıfatlarla, farklı istihdam şekilleriyle, farklı maaş ve ücret ödeyerek
yaptırmanın aklen, hukuken, ahlaken anlatılabilir ve kabul edilebilir olmadığı”
gerçeği;“Kamu hizmeti memurlar
eliyle yürütülmeli ve kamu personel sisteminde temel istihdam modeli kadrolu
memur statüsü olarak kabul edilmeli” deklaresi;Ve “Kamu personel sistemi
sözleşmeli istihdamdan kurtarılmalı” iradesiyle 2011 ve 2013 yıllarında
sözleşmeli personelin kadroya geçiş hakkını elde edilmesinin de, “Geçici
Personel” istihdamını yani 4/C’yi kamu personel sisteminin dışına iten, modern
kölelik uygulamasına son verilmesinin de öznesi MEMUR-SEN’dir.Cumhurbaşkanlığı Hükümet
Sistemiyle birlikte yönetim alanındaki tehditleri ortadan kaldıracak şekilde
düzenlemelerin hayata geçirilme sürecinde de;Kamu görevlileri tarihsel
birikimi çerçevesinde kamu personel sistemi ve istihdam anlayışının liyakat ve
kariyer üzerine konumlandırılması sürecinde de, “Güçlü Memur Güçlü Devlet”
ilkesinden yola çıkarak kadrolu istihdamın esas alınması ve liyakat temelli
sınavların yapılması gerektiğine dair sendikal mücadele de, MEMUR-SEN
hikâyesinin parçasıdır.Kamu vicdanı parantezinde
MEMUR-SEN, insani değerlerimiz ve milli ve manevi hassasiyetlerimizle restleşen
demokrasi kültürünü ve insan haklarını yok sayan zamanı ve mekânı önemli
olmaksızın her durumda hakkın ve haklının yanında bir omuz olmuştur. Nerede
haklı başkaldırış, onurlu duruş ve emek mücadelesi varsa orada olmanın
mutluluğunu hep birlikte yaşadık.Bu çerçevede; Okyanus
ötesi şer odaklarının ve işbirlikçilerinin vatanı işgal etmeye yeltendiği 15
Temmuz’da milletimizle, Devletimizle yan yana meydanlarda olmanın da, 31 Mart
yerel seçimlerden sonra el değiştiren belediyelerdeki memura, sözleşmeli
personele, işçiye yapılan zulüm ve emekçiye yapılan kıyımla mücadelenin de ön
saflarda MEMUR-SEN yer aldı.Zalimin adı fark
etmeksizin Kudüs’te, Arakan’da, Suriye’de, Doğu Türkistan’da emperyalizmin,
despotizmin, savaşın ve vahşetin karşısında insanın ve insanlığın vicdanı
olarak, ses yükseltmenin de adı MEMUR-SEN oldu.Şu bilinsin ki; MEMUR-SEN
emek için ter dökmeye, özgürlükler için irade göstermeye, adaletin yanında
durmaya, hakkaniyet ve refah için mücadele etmeye, yasakları sınırlamaları sona
erdirerek özgürlük alanlarını genişletmeye, gerçekten demokratik hukuk
devletini insan için insanı yaşatmak için tam ve eksiksiz şekilde kurmaya dönük
her çalışmanın öncüsü olmaya da paydaşı olmaya da katkı sunmaya da hazırız.Çünkü biz Mehmet Akif
İNAN’ın zemininde aksiyoner hizmet sendikacılığının hem kurucusu hem de
kurgucusu hem de yaşatıcısıyız.









































Çünkü MEMUR-SEN, aydınlık
ve adil yarınların inşası yolunda; hakkın, refahın, ümidin, geleceğe dair
umutların yeşerdiği, karamsarlığın yok edildiği, vaatlerin icraata dönüştüğü,
imkânsızlıkların başarıldığı bir iklime doğru yol alırken mücadele azminden
taviz vermeden, geri çekilmeden, emeğin, ekmeğin ve alın terinin hakkı için
sadece yerel değil evrensel barışın sağlanması için de gece gündüz çalışmanın
adıdır. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum