Reklam

AKÜ GSF’DE TÜRK TV YAYINCILIĞININ BİLİNMEYEN TARİHİ KONUŞULDU

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Sinema ve Televizyon (STV) Bölümü tarafından düzenlenen, Yazar ve İletişim Danışmanı Zeynep Şahin Tutuk’un konuşmacı olarak katıldığı ve Türkiye’de televizyonculuğun başlangıç öyküsü ile 1951-1971 arası İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) TV döneminin ele alındığı “Televizyon Diye Bir Şey Varmış” konulu söyleşi, İbrahim Küçükkurt Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

AKÜ GSF’DE TÜRK TV YAYINCILIĞININ BİLİNMEYEN TARİHİ KONUŞULDU

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Sinema ve Televizyon (STV) Bölümü tarafından düzenlenen, Yazar ve İletişim Danışmanı Zeynep Şahin Tutuk’un konuşmacı olarak katıldığı ve Türkiye’de televizyonculuğun başlangıç öyküsü ile 1951-1971 arası İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) TV döneminin ele alındığı “Televizyon Diye Bir Şey Varmış” konulu söyleşi, İbrahim Küçükkurt Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

AKÜ GSF’DE TÜRK TV YAYINCILIĞININ BİLİNMEYEN TARİHİ KONUŞULDU
06 Aralık 2019 - 12:38

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Sinema ve Televizyon (STV) Bölümü tarafından düzenlenen, Yazar ve İletişim Danışmanı Zeynep Şahin Tutuk’un konuşmacı olarak katıldığı ve Türkiye’de televizyonculuğun başlangıç öyküsü ile 1951-1971 arası İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) TV döneminin ele alındığı “Televizyon Diye Bir Şey Varmış” konulu söyleşi, İbrahim Küçükkurt Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

STV Bölümü öğretim elemanlarının ve öğrencilerinin katıldığı söyleşide Tutuk, Türk TV yayıncılığının bilinmeyen tarihini içeren İTÜ TV öyküsünü araştırmanın ve kitaba dönüştürmenin 2 yıl sürdüğünü, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca’nın önerisi ve teşvikiyle çalışmaya başladıklarını belirterek, “Amacımız, yakın tarihimize bir yolculuk yapmak, yaparken de sosyal değişimlere, dönemin siyasi atmosferine ve bunun bilim ve teknoloji çalışmalarına yansımasına ışık tutmaktı” diye konuştu.

İTÜ’nün Yüksek Frekans Tekniği Kürsüsünde Prof. Dr. Mustafa Santur ve Prof. Dr. Adnan Ataman’ın önderliğinde faaliyete başlayan ve televizyon teknolojisinin Türkiye’ye gelmesini sağlayan yayınların başlangıçta yalnızca 10 alıcı cihazla izlenebildiğini, yıllar içerisinde ise bu sayının 10 binlere ulaştığını belirten Tutuk, şunları söyledi:

“Ülkemizde televizyon yayıncılığının TRT ile başladığına dair maalesef doğru olmayan bir algı söz konusu. Televizyon tarihimize ilişkin akademik çalışmalar da diğer görsel ya da yazılı içerikler de hep TRT ile başlayan döneme odaklandı. Bazı kaynaklarda İTÜ TV’den hiç bahsedilmezken, bazı kaynaklarda ise bahsedildi ama ‘kısa bir süre deneme yayınları yaptığı’, hatta ‘kapalı devre yayıncılık yaptığı’ anlatılarak üzerinde durulmadı. Hâlbuki bir üniversitenin sınırlı bütçesiyle, bu işe fazladan mesai harcamaya gönüllü olan birkaç bilim insanıyla ve onlara destek vererek hiçbir maddi karşılık beklemeden ekrana çıkan isimlerle tam 20 yıl boyunca Türkiye’ye televizyon teknolojisini getirmek için büyük emek harcanmıştı. Türkiye’de televizyonculuk, 1951 yılında İTÜ TV’nin çalışmalarıyla başlayıp ilk yayın 1952 yılında yapılmıştı.”

Haftada bir gün olmak üzere sadece İstanbul’a yayın yapabilen İTÜ TV’nin önemli bir başarı öyküsü olduğuna dikkat çeken Tutuk, başlarda her şeyi ithal ederek yayıncılığa başlamış olsalar da zaman içerisinde yerli üretime önem verilmesiyle birlikte verici, mikrofon, kurgu cihazı gibi pek çok malzemenin o dönemin sıkıntılı koşullarında Yüksek Frekans Tekniği Kürsüsü öğrencilerine bitirme projesi olarak tasarlatıldığını ifade etti. Tutuk, “İlklerin kanalı olan İTÜ TV; ilk naklen maç yayını, ilk tiyatro gösterisi, ilk müzik-eğlence programı, ilk bilgi yarışması gibi birçok formatın başlangıcını yapmıştı. Bilim-kurgu türündeki ‘Rocket Man’ gösterilmiş ilk  yabancı diziydi. Beraberinde birçok yabancı ve yerli filmin de gösterimi gerçekleşmişti” dedi.

Tutuk, şunları belirtti:“İTÜ TV’nin yaşayan tanıkları ve vefat eden isimlerin yakınlarının yanı sıra ilk ekran deneyimini burada yaşayan Halit Kıvanç, Erkan Yolaç, Haldun Dormen ve Erol Evgin gibi isimlerle yaptığımız röportajlarda o dönemin herkeste çok olumlu izler bıraktığını gördüm. Ancak maalesef o günlerden elimize ulaşan tek saniyelik dahi kayıt yok. 20 yıllık bir TV kanalından elimizde kalan tüm görüntüler, birkaç siyah beyaz fotoğraftan ibaret. Çünkü İTÜ’nün bütçesi sadece yayını gerçekleştirebilecek cihazları almaya yetebilmiş. Hiçbir zaman kayıt cihazları olmamış, yapılan yayınlar tekrar yayınlanamamış, TV’ye çıkanlar kendilerini izleme imkânı bulamamış.”

AKÜ GSF Dekan Yardımcısı, STV Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşi, STV Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nesrin Kula Demir’in Tutuk’a günün anısına plaket takdim etmesiyle sona erdi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum