Reklam

AFYON'DA KARATE'NİN MARKA İSMİ İBRAHİM AKKURT, AFYONHABER'E KONUŞTU

Afyonkarahisar'da "karate" denince akla gelen isimlerden, Akkurt Karate do İhtisas Spor Kulübü kurucusu ve hocası, ilimizde bu branşta yüzlerce sporcu yetiştiren Siyah Kuşak 7. Dan İbrahim Akkurt, Afyonhaber'in sorularını cevapladı...

AFYON'DA KARATE'NİN MARKA İSMİ İBRAHİM AKKURT, AFYONHABER'E KONUŞTU

Afyonkarahisar'da "karate" denince akla gelen isimlerden, Akkurt Karate do İhtisas Spor Kulübü kurucusu ve hocası, ilimizde bu branşta yüzlerce sporcu yetiştiren Siyah Kuşak 7. Dan İbrahim Akkurt, Afyonhaber'in sorularını cevapladı...

AFYON'DA KARATE'NİN MARKA İSMİ İBRAHİM AKKURT, AFYONHABER'E KONUŞTU
02 Mayıs 2019 - 09:27

Afyonkarahisar'da "karate" denince akla gelen isimlerden, Akkurt Karate do İhtisas Spor Kulübü kurucusu ve hocası, ilimizde bu branşta yüzlerce sporcu yetiştiren Siyah Kuşak 7. Dan İbrahim Akkurt, Afyonhaber'in sorularını cevapladı...


İŞTE İBRAHİM AKKURT'LA YAPTIĞIMIZ ÖZEL SÖYLEŞİ...


Afyonhaber:
Sn hocam önce kendinizi tanıtır mısınız ?
 
İbrahim AKKURT: Sn hocam, Afyonkarahisar merkez 1962doğumluyum. Spor hayatıma 1975 yılında judo ile başladım. 2 yıl, kahverengi kuşağa kadar Judo çalıştım. Judo çalıştığım yıllarda karate-do’ ya karşı ilgi duymaya başladım. Yalnız o yıllarda karate-do henüz Anadolu ya yayılmamıştı sadece İstanbul da sayın Hakkı KOŞAR hocamız ve değerli hocam merhum Ahmet DOĞANER ve merhum Ferhat ÖZSERT  nezaretinde çalışmaları yapılıyordu. 1978 yılında değerli hocam merhum Ahmet DOĞANER ‘in çıkarmış olduğu karate-do kitaplarını ulusal bir gazetede reklamını gördüm ve bu kitapları posta ile getirttirerek bu kitaplardan, karate-do’ nun temel tekniklerini öğrenmeye başladım. 1978 yılında da merhum Ahmet DOĞANER hocamla tanışmak ve karate-do eğitim almak için İstanbul’ a gittim. Ahmet DOĞANER hocam ile tanıştım ve kendisinden karate-do eğitimi almaya başladım. Her gün Sabah 2, akşam  2 saat olarak günde 4 saat sıkı ve ciddi eğitim alırdım. 1 hafta bu şekilde eğitim aldıktan sonra Afyon’ a döndüm. Öğrenmiş olduğum teknikleri ve kata ları her gün çalışarak refleks haline soktum ve yeni kata ve teknikler öğrenmek için tekrar 2 ay sonra İstanbul ‘a gittim. Yine İstanbul da 1 hafta kalarak yeni kata lar ve teknikler öğrendim ve Afyon’ a döndüm. İki buçuk yıl bu şekilde iki ayda bir İstanbul ‘a gider bir hafta sıkı ve ciddi eğitim alır ve Afyon’a dönerdim. O yıllarda maddi imkansızlıklardan dolayı da salonun soyunma odalarında yatar kalkardım. İki buçuk yıl bu şekilde karate-do eğitimi aldıktan sonra 15-Ekim-1980 tarihinde değerli hocam merhum Ahmet DOĞANER’ den, Dojo Siyah kuşak sertifikasını aldım.


 
Amacım Afyonkarahisar da adı olup kendisi olmayan karate-do sporunu Afyonkarahisar gençliğinin hizmetine sunmaktı. Bunda da Allah’ın taktiri ile muvaffak oldum. Kasım-1980 tarihinde Gençlik ve Spor İl müdürlüğüne karate-do çalıştırmak için müracaat ettim. O tarihlerde de Karate-do, Judo Federasyonuna bağlanarak daha yeni resmiyetine kavuşmuştu. Bu nedenle de hiç bir kişide resmi antrenör belgesi yoktu. Yalnız karate-do nun ülke genelinde gelişmesi için Federasyon, siyah kuşak olan kişilere antrenör kursu açılasıya kadar karate-do çalıştırıcılık izni veriyordu. Federasyon da bana çalıştırıcılık izni verdi bende. Kasım-1980 tarihinde Gençlik ve Spor İl müdürlüğün de fahri olarak Afyonkarahisar gençliğine karate-do eğitimi vermeye başladım.
 
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğün de On altı ay karate-do eğitimi verdikten sonra 1982 yılında vatani görevini yapmak için askere gittim. Vatani görevimi bitirip Afyon’ a döndükten sonra da  Federasyonun 20-25-Ekim-1984 tarihinde İstanbul Bağlarbaşı spor salonunda açmış olduğu ilk resmi karate-do antrenör kursuna katılarak resmi antrenör belgemi aldım ve Kasım-1984 tarihinde yeniden Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğün de, fahri olarak Afyonkarahisar gençliğine karate-do eğitimi vermeye başladım. Askerliğimden önce ve sonra olmak üzere dokuz yıl Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğün de  Fahri Antrenör olarak hiçbir ücret almadan Afyonkarahisar gençliğine karate-do eğitimi verdim.                              
 
20-Mart-1991 tarihinde de Akkurt Karate-Do İhtisas Spor Kulübünü kurdum. Bu hizmetlerimi sürdürürken de Federasyonun düzenlediği bütün, Antrenör ve Hakem kurs ve seminerlerine ve Dan sınavlarına katılarak Antrenörlük te 3. Kademe, Hakemlik te Ulusal ve Dan derecesinde de 7. Dan mertebesine yükseldim.1980 yılından günümüze kadarda Ülkesine, Devletine ve Milletine yararlı binlerce zeki, çevik ve ahlaklı geçler, yüzlerce Bölge, ulusal ve Türkiye şampiyonu sporcular, 15 karate-do Antrenörü ve 30 Karate-do Hakem yetiştirdim.
Hala bu hizmetlerime devam etmekteyim.


 
 
Soru: Sn hocam çocuklar için spor neden önemlidir ?
 
İbrahim AKKURT: Sn hocam spor sadece çocuklar için değil, aynı zamanda büyükler içinde çok önemlidir. Bu sorunuzun cevabını vermeden önce sporun insan ruhu ve bedeni üzerindeki önemini kısaca izah ederek sorunuzu cevaplayayım. Spor İnsanın ruhunu ve bedenin geliştiren ve terbiye eden, insanın yaşamında ve sağlığında önemli yer alan bir olaylar kümesi ve en güzel sosyal etkinliklerden biridir. Sağlıklı bir yaşamın yolu, bilinçli spor yapmakla gerçekleşir. Spor yapmak sadece kişinin ruhunu, bedeni ve beynini geliştirmekle kalmayıp aynı zamanda saygı, sevgi, alçak gönüllülük ve dürüstlük gibi ahlaki olgularını da geliştirerek kişinin, kişisel karakterini şekillendirir. Spor aynı zamanda, kişinin deşarj olmasını sağlayarak ruhunu, bedenini ve beynini dinlendirir.
 
Çocuklar için sporun önemi: Spor gelişme çağında olan çocukların beyinlerini, kemiklerini, kaslarını ve organizmalarını mükemmel bir şekilde geliştirir ve güçlendirir. Bu durum ise onların bir ömür boyu zeki, çevik ve sağlıklı bir hayat sürdürmelerini sağlar.
 
Büyükler için sporun önemi ise: İnsan da 35 yaş dan sonra kaslar, kemikler ve organizma direncini yavaş yavaş yitirmeye başlar. Bu yaşlara gelindiğinde ise vücudun direnci muhafaza etmek için bilimsel olarak spor yapmak gerekir. Bu spor ise halı sahada futbol oynamak ve fitness salonlarında ağırlık çalışmak değil, yaşa göre yürüyüş, koşu ve kültürfizik hareketlerden oluşmalıdır. Özellikle karate-do tercihimdir. Karate-do her yaş grubunun yapa bileceği bir spor branşıdır.


 
Soru: Anne ve babalara neler tavsiye edersiniz ?
 
İbrahim AKKURT: Anne ve babalar, 7 yaşına gelmiş çocuklarını mutlaka bir spor branşına göndermelerini ve göndermiş oldukları bu branşta da çocuklarını orta öğrenim sonuna kadar yani lise sonuna kadar mutlaka devam ettirmelerini öneririm. Çünkü göndermiş oldukları bu spor branşı çocuklarının ruhsal, zihinsel ve fiziksel olarak gelişmelerini bu gelişme ise çocukların okullarında başarılı olmalarını ve onların her türlü kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını ve sağlıklı bir yaşam sürdürmelerini sağlayacaktır. Anne ve babalar çocuklarını ev, okul ve dershane üç genine sıkıştırıp onlara monoton bir hayat yaşatmasınlar. Bu tür yaşantı çocukların okula ve okumaya karşı olan şevkini azaltır. Bunun somut kanıtı ise çocuklara bugün okullar tatil edildi denince çocukların gösterdikleri sevinçtir.
 
Soru: Karate nedir ve kişiye verdiği etkinlikler nelerdir ?
 
İbrahim AKKURT: Sn hocam Karate-do’nun kelime anlamı, Kara (Boş), Te (El), Do ( Yol) demektir. Karate-do’ nun İcat felsefesi ise akıl ve beden gücünü birleştirerek el ve ayak teknikleri ile kişinin kendisini silahsız olarak savunmasıdır. Karate-do’nun felsefesi kişiye sadece bilimsel yumruk ve tekme vurmasını öğretmekten ibaret değil, aynı zamanda kişinin ruhunu, bedenini ve beynini geliştirmek ve terbiye etmekten ibarettir. Yumruk ve tekme karate-do’nun sadece fiziksel boyutlarından biridir. Bu felsefe doğrultusunda icat edilmiş olan karate-do 1957 yıllarında diğer spor branşları gibi yarışma amaçlı bir spor branşı haline sokulmuş, yarışma amaçlı spor branşı haline sokulurken de yarışmalarda sporcuların bir birlerine zarar vermemeleri için çok ağır müsabaka kuralları konulmuştur. Bu kuralların başında da, kontrollü vuruş gelir. Yani karate-do antrenmanlarında ve müsabakalarında sporcuların birbirlerine yapmış oldukları yumruk ve tekme vuruşları gerçek vuruş uygulanmadan kontrollü olarak yapılır. Kesinlikle gerçek vuruş uygulanmaz. Karate-do müsabakasında rakibine kasten veya kazaen gerçek vuruş uygulayarak zarar veren veya zarar vermeye çalışan sporcu cezalandırılır ve duruma göre diskalifiye edilir. Karate-do’nun bu kural ve felsefesi ise birçok uzak doğu savunma sporlarının içinde sadece karate-do da vardır. Karate-do’nun bu boyutu ise kamuoyu tarafından bilinmemektedir.
       
Karate-do kulüplerine, karate-do öğrenmek için gelen kişilerin kafasında döğüş öğrenmek ve iyi bir dövüşcü olmak yatar. Ama gerçek bir karate-do hocası karate-do kulüplerine bu amaçla gelen kişilere karate-do’nun dövüş sporu olmadığını, kişinin ruhunu ve bedenini geliştiren ve terbiye eden silahsız savunma sanatı ve sporu olduğunu, dövüşmek ile savunmanın farklı şeyler olduğunu, dövüşmenin saldırganlık ve çirkeflik, savunmanın ise saldırgana karşı nefsi müdafaa etmek olduğunu ve karate-do nun ise  nefsi müdafaa etme sanatı olduğunu öğretir.
       
Karate-do’ nun kişiye verdiği etkinlikleri:
 
Karate-do’ nun eğitim sistemi kihon, kata, kumite olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Bu üç ana çalışma grubunun sporcuya kazandırdığı etkinlikler ise kısaca şu şekildir.
 
Kihon ( Temel ) Karate-do’ nun temel teknik çalışma grubudur. Bu çalışma grubu kişinin, sabrını, becerilerini ve kendi kendini yenmesini öğretir. Karate-do da 100 ana temel teknik vardır. Bu tekniklerin hepsinin de yapılışı ve felsefesi faklıdır.
 
Kata ( Şekil ) 360 derecede hayali savunma şekli. Bu çalışma grubu kişinin, beynini ve hafızasını güçlendirmesini ve dikkatini bir noktaya odaklamasını öğretir. Karate-do da 26 farklı kata varadır. Her katanın şekli ve o şekillerde yapılan teknikleri ve felsefesi farklıdır. En basit kata 22 teknikten, en zor kata ise 64 teknikten oluşmaktadır.
 
Kumite ( Mücadele ) Karşılıklı uygulamalı çalışma grubu. Bu çalışma grubu kişinin, mücadele ruhunu, ani ve doğru karar verme yeteneğini ve öz güvenini geliştirir. Karate-do da 7 farklı kumite çalışması vardır. Bu çalışmaların hepsinin de çalışma sistemi ve felsefesi farklıdır.
 
Bu üç ana çalışma grubu yukarıda izah etmiş olduğum bu etkinlikler haricinde, kişinin saygı, sevgi, alçak gönüllülük ve dürüstlük gibi ahlaki olgularını da geliştirerek kişinin, kişisel karakterini de şekillendirir.
 
Soru: Türkiye’de ve Afyonkarahisar’da karate sporunun durumu nedir?
 
İbrahim AKKURT: Sn hocam Türk karate sporu son 5 yıldır dünya başarı sıralamasında ilk üç de yer almaktadır. Ülkemizdeki bir çok amatör spor branşlarının içinde de karate en başarılı üç spor branştan biridir.
Afyonkarahisar ise Türkiye genelinde başarı oranı olarak 10. sıralarda yer almaktadır. Bunun nedenleri ise küçük il olmamız nedeni ile sporcu potansiyelinin büyük illere oranla az olması, maddi imkansızlıklar nedeni ile bir çok müsabakalara katılamamamız ve yıllarca emek vererek yetiştirdiğimiz sporcularımızın üniversiteyi kazanıp başka illere gitmesinden kaynaklanıyor.
 
Soru: Akkurt karate kulübünüze hangi yaş grubu çocuklar geliyor ?
 
İbrahim AKKURT: Sn hocam kulübümüze 7 ile 25 yaş arası kız ve erkek çocuklar ve gençler geliyor. Bunların çalışmaları ise yaş durumlarına ve kuşak durumlarına göre ayrı ayrı yapılıyor. Bir ay sonra da bayan hoca nezaretinde bayanlara özel karate-do çalışmalarımız başlayacak.

Afyonhaber: Hocam, bu söyleşiye vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.  


Not: AKKURT KARATE DO SPOR KULÜBÜ, ORDU BULVARI, KENT MEYDANI YANI, VAKIF İŞHANINDA. İLETİŞİM İÇİN İBRAHİM AKKURT GSM: 0535 856 38 22


 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Yağmur Yıldırım Elbir
    2 hafta önce
    İbrahim AKKURT mücadelenin yanında sporcu ahlakını çok iyi aşılayan değerli bir hocamızdır. Ona emekleri için tesekkürü borç bilirim.
  • Özkan özekşi
    3 hafta önce
    Çok değerli hocam Emeğinizin ve çalışmalarınızın hakkı ödenmez Sayenizde Afyonkarahisar gençleri Karate-do sporu ile tanıştı Saygılar sunarım