Reklam
Bugun...
Advert
ALMANYAYI DENİZE KİM İTTİ?


Şükrü ERSOYLU yazıyor...
sukruersoylu@windowslive.com
 
 

 İkinci Dünya Savaşı yıllarında. Kırım ’da bulunan Yalta ’da 4-11 Şubat 1945 tarihler arasında bir konferans düzenlendi. Bu toplantıya ABD Başkanı Roosevelt İngiliz Başbakanı Churchill ve Rus lideri Stalin katıldılar. Bu buluşmada, Almanya mağlup edildikten sonra, bu ülkenin geleceği konusu görüşüldü.

 

Yalta Konferansında Almanya’nın kesin mağlubiyete uğratılıp, işgal edilmesi, Alman ordularının dağıtılması ve askeri sanayinin yok edilmesi, savaş tazminatı alınması, savaş suçlularının cezalandırılması, Nazizmin ortadan kaldırılması ve Berlin ’de kurulacak olan Kontrol Komisyonunun ülkeyi idare etmesi kararlaştırıldı.

 

12 ülkenin katılımıyla 4 Nisan 1949 yılında NATO kuruldu.

 

9 Mayıs 1955 yılında Almanya da NATO ya üye oldu.

 

Fakat NATO’ya katılmanın bir bedeli vardı.

 

NATO’nun Kuruluş sözleşmesindeki gizli madde “Bir ulusun NATO ittifakına katılabilmesi için evvela gizliliğinin esas olduğu sivil kadroları aracılığı ile komünizmle mücadele edecek bir ulusal güvenlik otoritesi kurması şarttır.”

 

(Arthur Rowse, Gladio: The Secret US War to Subvert Italian Democracy./ Covert Action Quarterly. No: 49, Summer 1994)

 

Yukarda izah etmeye çalıştığımız yapılanma nedeniyle şu anda ABD ve NATO’nun ALMANYA da 179 üssü ve kırk bin askeri var.

 

Son yıllarda Ortadoğu da oluşan karmaşa ve istikrarsızlık sürecinde Türkiye Almanya ilişkileri bir dargın bir barışık devam ediyor.

 

Irak ve Suriye deki iç savaş nedeniyle ortaya çıkan enerji havzasında söz sahibi olma konusundaki dışlanmışlık ve göçmen krizi başta Almanya olmak üzere AB ülkelerini çok geriyor.

 

AB ülkeleri bölgede söz sahibi olmak ve göçmen krizini çözmek için bölgede etkin olan Türkiye’ye ihtiyaç duyuyor, Türkiye ile iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.

 

Diğer taraftan 28 Şubat MİT kriziyle başlayan son olarak 15 temmuz darbe girişimiyle zirve yapan dünya düzeni diktatörlerinin siyasi ve ticari emellerine hizmet etmeyi ret eden Tayyip ERDOĞAN’ı yok etmek için savaş başlatan CIA ve NATO’ nun presinden kurtulamıyor.

 

CIA ve NATO bu savaşta AB ülkelerinin koç başı olarak Almanya’yı kullanıyor.

 

Hollanda Belçika , İsviçre , İsveç, Avusturya ve diğer AB ülkeleri de NATO üyesi olarak gizli yapıları ve istihbarat örgütleriyle beraber tekmili hazır kıta Türkiye’yi yok etmek için görev ifa ediyor.

 

Yöntem olarak öncelikle propaganda, finansal savaş, sabotaj, anti sabotaj, tahrip ve tahliye gibi önleyici tedbirler gezi olayları vb. olaylarla denendi fakat başarılı olamadılar.

 

Daha sonra milletin bağımsızlığını ve bütünlüğünü ülkenin bölünmezliğini terör örgütlerine açıktan destek ve darbeye destekle teslim almaya çalıştılar başaramadılar.

 

Çaresizlikle bu günlerde utanmaz tutumlarıyla AB ülkeleri, Demokrasi Temel hak ve hürriyetler vb . kendisini var eden değerleri küresel efendilerin presiyle tüketiyorlar.

 

Aslında bu savaşta kendi iç huzurunu ve barışını da tüketiyorlar.

 

Hikayeyi hatırlayanlarımız vardır;

 

Mavi yolculuğa çıkmış lüx bir gemide seyahat esnasında yolculardan birisi denize düşer.

 

Onu kurtarmak için bir yolcu hemen arkasından denize atlar.

 

Kahramanımız yolcuyu kurtarıp güverteye alkışlar eşliğinde çıktığı zaman sinirli ve öfkeli bir şekilde avazı çıktığı kadar çevresine bağırır. “kim itti lan beni denize”

 

Son 1-2 yıl içerisinde Türkiye’yi çat kapı ziyaret eden bir tarafta Küresel efendilerinden yediği tokatlarla şamar oğlanına dönen, diğer tarafta Tayyip ERDOĞAN dan aldığı ayarlarla şaşkına dönen Şansölye Merkel’in yüz ifadesindeki çaresizlik, şekilsizlik, utanmaz-arsız ve mahcubiyet karışımı yüz ifadesi size de daha anlaşılır gelmiyor mu?

 

Allaha emanet olunuz.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

SiZCE; Afyonkarahisar ilimizin yetiştirdiği en önemli siyasetçi ya da devlet adamı hangisi?..


YUKARI