Reklam
Bugun...
Reklam
KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK


Mehmet Rauf Ufka Yolculuk
mehmetraufkarahisari@gmail.com
 
 

Kur'an-ı Kerim’in anlaşılmasına ya da daha doğru anlaşılmasına ve elbette bireysel ve toplumsal bazda gereğinin yapılmasına katkıda bulunmak her birimizin bireysel ve toplumsal görevi olmalı... Bu yüzden Arapça bilmek önemli fakat bunun kısa vadede olamayacağı da ortada... Ancak kısa vadeli çözümler de yok değil... Zira memleketimizde sayısı belki de yüze varan "meal" var. Yani Kur'an-ı Kerim'in Türkçe tercümesi... Zannediyorum hepsi de güvenilir. Ama yine de Diyanet İşleri Başkanlığının onayı olup olmadığına bakmakta fayda var… Bunların herhangi birisinden faydalanılabilir. Elbette meal okumak hiç bir şekilde Kur'an'ın orijinalini, yani Arapçasını ihmal etmeyi gerektirmez. Zira Kur'an'ın sadece Arapçası "Allah Kelamıdır." Zaten bu yüzden "meal" denmiş ve yine bu yüzden "Arapça" bilmek onu daha doğru anlamamıza katkıda bulunabilir.

Kur'an elbette herkese hitap eder ve okuyan herkes, manasından hiç bir şey bilmese de, onun nurundan faydalanır. Mealini de olsa okuyan herkes ondan kendince bir şeyler anlar. Ancak Allah kelamı olan kitabımız önüne gelenin "hüküm" çıkaracağı bir kitap değildir. Bu yüzden mealden sonra başvurabileceğimiz ikinci kaynak tefsirdir. Kur'an'ın doğru anlayabilmek için birçok tefsir yazılmış ve yazılmaya devam edilmesinin temel nedeni de budur. Zira muhkem, yani hüküm ifade eden ve anlamı kolaylıkla anlaşılan ayetler yanında müteşabih, yani farklı anlamlar yüklenebilecek ve bizzat Kur'an'ın ifadesiyle "ancak ilimde derinleşenlerin anlayabileceği" ayetler de onu daha iyi anlamak ve anlatmaktır. Kur'an'daki ayetlerin bazılarının anlaşılması ilk bakışta hiç bir şekilde mümkün bile gözükmemektedir. Huruf-u Mukaddaa denen, örneğin "elif-lam-mim" gibi ayetlere meallerde karşılık bulamazsınız. Boş yere indirilmediği ve Kur'an'a sonradan eklenmediğine göre bir anlamı olsa gerek... Zaten anlam verenler de yok değil... Zannediyorum, bu ayetleri anlamak için ilim yeterli değil, irfan da gerekli...

Bugün Kur’an İslamı adı altında Kur’an’a ve İslam’a bilerek ya da bilmeyerek düşmanlık edenleri kapsam dışı tutuyorum elbette... Onların amacı Kur’an’ı anlamak değil, hadis ve sünnet düşmanlığı yapmaktır. Bunların her zaman cürümleri cirimlerinden büyük olmuştur. Saman alevi gibi heyecan uyandırır giderler. Her dönemde de olagelmişlerdir. Teyakkuzda olmak gerek ama endişe etmeye de gerek yok. Zira bizatihi Kur'an'ın kendi ifadesiyle kıyamete kadar devam edecek olan hak din İslam, yine bizatihi Allah'ın koruması (Hicr: 9) altındadır.

Bu konuda Ebrehe'nin ordusuna karşı Allah'a (cc) teslimiyet gösteren Efendimizin dedesi Abdülmuttalip gibi itikatlı, çocuğunu Allah'ın emriyle bir sepette suya bırakan Hz Musa'nın annesi gibi mütevekkil, Hz. İsmail (AS) gibi teslimiyetli, deniz açılmadığı halde emir geldiğinde önündeki denize dalan Hz Yuşa AS gibi emir karşısında tereddütsüz ve o günün şartlarında son derece anormal gözükmesine rağmen, miraç hadisesinde "O söylüyorsa doğrudur" diyen Hz. Ebu Bekir gibi sadakatli olmak gerek…

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

SiZCE; Afyonkarahisar ilimizin yetiştirdiği en önemli siyasetçi ya da devlet adamı hangisi?..


YUKARI