Reklam
Bugun...
FABRİKA AYARLARINA GERİ DÖNMEK


Mehmet Rauf Ufka Yolculuk
mehmetraufkarahisari@gmail.com
 
 

Kıymetli okurlar!.. Bu köşede sizlerle her hafta ufka yolculuk adı altında referans kitabımız Kur’an-ı Kerimle ilgili paylaşımlara yer vermeye çalışacağız inşaallah… Zira ‘ufka yolculuk’ bilgi ve kültür yarışması beş yıldır düzenli olarak yapılıyor. Bu yıl da Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alınan izin çerçevesinde Server Gençlik ve Spor Kulübü tarafından uluslararası çapta düzenlenen 5. Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması, Afyonkarahisar’da Necat Gençlik ve Spor Kulübü tarafından yürütülmektedir. Daha önce; ilmihal (2012), Kur-an-ı Kerim Meali (2013), Efendimizin Hayatı (2014) ve Hadis-i Şerif (2015) konularında düzenlenen Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışmalarının beşincisi Meal Yarışması olarak yeniden düzenlenmektedir.

Yarışmanın amacı; Kur’an’ı Kerim’in mesajı konusunda toplumun bütün kesimleri üzerinde bilinç oluşturmaktır. Bir taraftan Rafızi ve Selefi akımlara karşı, diğer taraftan da FETÖ olayları dolayısıyla ehli sünnet omurga hakkında halkın kafasında beliren istifhamların giderilmesi bakımından bu gayretin pozitif bir etki yapacağı düşünülmektedir. Son zamanlarda ülkemizde beliren ve ‘Kur’an İslamı’ adı altında edille-i şer’iyyenin birincil kaynağını nefsi ve keyfi saptırma gayretine karşı da bir hamledir bu… Kur'an-ı Kerim'i raflardan ya da duvarlardan hayatımıza indirgemek, Kur'an'ın anlaşılmasına ya da daha doğru anlaşılmasına ve elbette bireysel ve toplumsal bazda gereğinin yapılmasına katkıda bulunmak... elbette amaçlar arasındadır.

Hep söyleriz; İslam’ın ilk emri oku diye… Hz. Aişe validemiz aslında bundan ne anlaşılması gerektiğini bize özetlemiş: Kendisine Efendimiz’in (SAV) ahlakı sorulduğunda; ‘Siz Kur’an okumuyor musunuz, O yürüyen bir Kur’an’dı’ şeklindeki cevabı Kur’an-ı Kerim’i nasıl okumamız gerektiğine dair hayat düsturumuz olmalı… Malum; Sahabe Efendilerimiz bir ayeti anlamadan diğerine geçmezmiş… Kur’an orijinal hali ile Allah kelamı olduğunu, anlamadan da olsa okumanın sevabını göz ardı edemeyiz elbette...

Evet, Kur’an-ı Kerim’in dili Arapçadır. Toplumumuzun konuştuğu dil ise Türkçe… Ancak Arapça’yı bir kavmin dili olarak nitelendirmek son derece yanlıştır. Bu, kavmiyetçi bir yaklaşım olur. Allah (cc) Kur’an’ı kendi dinini anlatmak için ‘seçtiği’ bir dilde indirmiştir. Aslında hepimizin de ‘ana dili’dir Arapça… Zira Efendimizin eşleri hepimizin annesi değil midir? Bu yüzden Kur’an-ı Kerim’in sadece Türkçesini okuyarak onun manasına vukufiyet sağlayamayız. Esasen ‘Arapça bilmek’ de yetmez. Eğer Arapça bilmek yeterli olsaydı bütün Arapların Kur’an’ın manasına vakıf olması gerekirdi. Terminolojik hakimiyet, ilim, daha ötesinde irfanı gerektirir Kur’an’ın künhüne vakıf olmak...

Müslümanlar bakımından vazife olan tebliğdir. Yarışma; emr-i bilmağruf, nehyi anil-münker vazifesi çerçevesinde Allah’ın dinine yardım etmeyi amaçlamaktadır. Gayret bizden, tevfik ise Allah’tandır.

 

Mehmet Rauf

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

SiZCE; Afyonkarahisar ilimizin yetiştirdiği en önemli siyasetçi ya da devlet adamı hangisi?..


YUKARI