Reklam
Bugun...
Advert
SİSTEM TARTIŞMALARI


Hüseyin TUTUMLU SİYASETÇİ
tutumlu@hotmail.com
 
 

İktidar ve iktidar ilişkilerine dair uygulanan sistemler, ülkelerin içerisinden geçtikleri tarihi tecrübeler ışığında, yaşanan sorunların çözümüne dair üretilir. Bu çözümler elbette zamanın evrensel ilkelerinden bağımsız da olmaz. Özellikle küreselleşme neticesinde evrensel ilkeler önemli bir norm oluşturmaktadır. Bu normlar çerçevesinde ülkeler kendi tecrübelerinden özgün formlar üretirler.

 

Elbette ki bu yazdıklarım, sömürge deneyimi yaşamayan ülkeler içindir. Sömürgelerin serüveni çok daha farklıdır. Toplumun ya da coğrafyanın tecrübelerinden ziyade “emperyalist” devlet hangisi ise onun deneyimlerini esas alır. Çünkü sömürgeci devlet tarihen geliştirdiği sistemle “adam olmuş”tur. Sömürge devleti de bu şekilde “adam etmek” ister.

 

Bu tür devletler bu yazı da, ilgimiz dışındadır. Çok şükür ki, içinde yaşadığımız toplum ve devlet hiçbir zaman sömürge olmamıştır.

 

Bu çerçevede, ülkemizde özellikle son bir yılda yaşananlara baktığımızda, 7.Haziran seçimleri sonrası 1982 anayasasında yürütme de istikrarın temini için konulan maddelerin, emniyet oluşturduğu görülmektedir. Buna bir çeşit “rasyonelleştirilmiş parlamentarizm” diyebiliriz.

 

Rasyonelleştirilmiş parlamentarizm, anayasa hukukunda, yönetimin istikrarı için geliştirilmiş usul ve teknikleri içeren bir modeli ifade eder.

 

Mesela; 1982 anayasası TBMM Başkanı seçim usulünü değiştirmemiş olsaydı, 7.Haziran sonrası muhtemelen 1980 öncesi gibi TBMM Başkanı seçilemeyecekti.

 

Yine, Başkanlık divanı seçiminden sonra kırk beş gün içerisinde hükümet kurulamazsa Cumhurbaşkanı’nın TBMM Başkanı ile görüşerek seçime götürebilmesi mümkün olmasaydı, sorun büyüyecekti.

 

Türkiye, TBMM Başkanı’nı seçemeyen bir parlamento ve geçici bir hükümet marifetiyle ne kadar süre yönetilebilirdi? Bu yönetim bırakın temel meseleleri çözebilmeyi, sorunları daha da derinleştirmez miydi? 7.Haziran ile 1.Kasım arası olanlar bu sorulara soğukkanlı cevap veremeyeceğimizi gösterdi.

 

Doğa da nasıl ki madenler saf halde bulunmazsa, yönetim modelleri de her ülke de teoride ki haliyle uygulanamaz.

 

Doğada ki madeni, işleyerek kimi zaman zenginleştirerek kullanışlı hale getiriyorsak, teoride ki sistemi de tarihsel tecrübeler, coğrafyanın etkisi vs. gibi birçok faktörün etkisinde ülke için en kullanışlı hale getirmek gerekir.

 

Yakın siyasi tarihimiz de yaşananlar, bize yönetim de oluşacak en küçük istikrarsızlığın bedelinin ağır ödendiğini defalarca göstermiştir.

 

Bu nedenle, birçok siyasi lider bugüne kadar Başkanlık-Yarı Başkanlık gibi sistemleri tartışmaya açmıştır.

 

Ak Parti de sadece bugün değil siyaset sahnesine adım attığı günden itibaren bunu dillendirmiştir. Bu anlamda bir değişikliği toplumda konuşulur-tartışılır hale getirmiştir. Bu bir siyasete ve tercihe tekabül eder.

 

Yine yakın zamanlar da MHP Genel Başkanı Bahçeli bu konuda referandum olursa herkes halka düşüncesini anlatır. Biz de kendi düşüncemizi anlatırız şeklinde bir açıklama da bulunmuştu. Bu da bir siyasete ve tercihe tekabül eder.

 

Peki, TOBB genel kurulunda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “kansız getiremezsiniz” sözü neye tekabül eder?

 

Ne bir siyasete, ne de bir tercihe tekabül eder. Sadece “siyasetsizliğe” işaret eder.

 

Sivil siyaset kurumu aktörlerinin asla ağızlarına almaması gereken kelimeler vardır. Bu da onlardan biridir.

 

Bu ve benzeri sözler bir siyaset biçimi değildir. Kılıçdaroğlu’nun ve partisinin siyaset üretememesinin ifadesidir.

 

Ak Parti’nin TBMM’den hangi sayıyla geçerse geçsin, yeni anayasayı mutlaka referanduma götüreceğiz sözü ortada duruyor.

 

Buna karşılık, “kansız getiremezsiniz” derseniz; halka ve halkın tercihine hala güven duymadığınızı (CHP’nin tarihi zaten bunu apaçık gösterir) bir kez daha ilan etmiş olursunuz.

 

Siyasetçiye, “siyaset” yakışır; halkı “kan”la korkutmaya çalışmak değil!





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

SiZCE; Afyonkarahisar ilimizin yetiştirdiği en önemli siyasetçi ya da devlet adamı hangisi?..


YUKARI