Reklam
Bugun...
BEL ALTI VURUŞU


Hakkı SEZEN ANALİTİK BAKIŞ
hakkisezen@hotmail.com
 
 

BEL ALTI VURUŞU

Dün gene menfur bir Ankara saldırısı ile üzüntüye boğulduk. Ölenlere rahmet, yaralılara şifalar diliyorum.

Birileri bize kanlı bir zarfın içinde mektup gönderiyor. Masada veya arazide alamadığını bel altı vuruşu ile elde etmek istiyor. Şimdilik bunun veya bunların kim olduğunu bilemiyoruz. Failin bulunması bile asıl köpeğin sahibini bulmamıza bile yeterli olmayabiliyor. PKK, PYD ve bir sürü belalı sol örgütler, Işid, Suriye Muhaberatı, Rus ajanları hatta mülteciler nedeniyle sıkışmış ülkeler olabileceği gibi, Suriye masasında pastadan pay alabilmek için kartları yeniden karan bir üst akıl da olabilir. Güvenlik güçlerimizin bedel ödeyerek cansiperane teröristlere yaptığı temizlik harekatında sıkışan PKK'nın, sıkıştırılan kedinin yüzümüze atlaması gibi bir şey mi? Şu anda bilemiyoruz.

Büyük bir badireden geçtiğimiz herkesin malumu. Ülkemizin dışında ve elimizde olmayan gelişmeler milli birliğimizi ve beraberliğimizi de tehdit etmektedir. Hükümetimiz, askerimiz, polisimiz ve bütün güvenlik güçlerimizin üzerine düşeni fazlası ile yaptığına ve bundan sonra da yapacağına inanıyorum. Yedi düvele karşı adeta yeni bir Çanakkale savunması yapmaktayız.

Burada vatandaşlarımıza da çok iş düşüyor. Önce birlik ve beraberliğimizi bozmadan, itidalli, temkinli ve uyanık olacak, gaza gelmeyeceğiz. Bu terör olayının pek çok nedeni faili ve amaçları olabilir. En önemli amacı, milletimizin paniklemesi, muhakeme yeteneğini kaybetmesi ve kendi içerisinde birbirine düşmesini sağlamaktır.

Bu gün için vatandaşlarımız, hayatımıza yeni girmiş ama kısa sürede işyerimizden evimize, hatta çocuklarımıza ve en ücra köşelerimize kadar nüfuz etmiş olan sosyal medyaya dikkat edilmelidir. Kimse birbirini tahrik etmeden, başka vatandaşlarımızı aşağılamadan, kardeşliğimizi, dindaşlığımızı, ortak tarihimizi ve kültürümüzü ön plana çıkararak görüşlerimizi belirtmeliyiz. Milli hasletlerimizi kaybetmeden, düşmana bile adil davranmayı şiar edinen atalarımızın yolundan ayrılmadan Türk Milletine yakışır bir olgunlukla davranabilmeliyiz. Mesela ölmüş teröristlerin resimlerini yayınlamak bence doğru bir davranış olmaz. Bunların yayınlanması, aynı milletin fertleri arasındaki kin ve düşmanlığı artırmaktan başka bir işe yaramaz. Kıyamete kadar savaşarak bekamızı sağlayamayız. Vatanımızın bölünmesini istemiyorsak sevgiyi, kardeşliği, birlik ve beraberliği sağlamalıyız.

Lütfen, sosyal medya denen yaygın mecrada her habere inanmayınız. Çok tahrik edici, insanları infiale sevkedici yalan haberler neşredilmektedir. Malum, bu haberleri yayanların kimliği bile meçhuldür. Uyduruk sitelerden manipülatif haberler ve yorumlar insanların dikkatini çekmektedir. Bozacı mezeci gibi biri birinden de alıntılar yaparak hain planlarını doğruymuş gibi ikna yolları kullanabilmektedirler. Veya iki doğru malum haberin arasına, bir yanlış sıkıştırıp insanları infiale sevk edebilirler. Dinimizde haberin kaynağı çok önemlidir. Yani habercinin "sadık" olması esastır.

Bakın size bir örnek vereyim. Bu gün Ortadoğu'da malum Şii Sünni çatışmasının daha da büyümesi endişesi var. Aslında halkta böyle bir şey olduğuna inanmıyorum. Yıllarca beraber yaşayan insanlar niye durduk yerde birbirine düşman olsun ki? Konu bu değil ama şunu örnek olarak söyleyeyim ki oyun anlaşılsın. En keskin cihatçı Sünni ve en keskin Şii yayınlarının İngiltere'den yapıldığını öğrendiğimde hayret etmedim. Daha fazla bir şey söylemeden sadece bizim uyanmamızı sağlamak için bir örnek olarak verdim. Yani Emperyalist oyun büyük! Yüz yıl öncesinin oyunu yenilenerek post modern bir şekilde ortaya konmakta. Bu arada yakın tarihi mutlaka okuyup ibret almalıyız.

Herkes çoluk çocuğuna sahip çıkmalı, kimse resmi güvenlik güçlerinin dışında kendisine görevden vazife çıkarmamalı, manipülasyonlara, provokasyonlara gelmemelidir.

Yani bu bir vahşi oyunsa eğer, oyuna gelmemek için birbirimize düşmeyeceğiz. Belli ki hedef, Türk Milleti, Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır. İç siyaseti ve politik yaklaşımları bırakıp sıkılmış yumruk haline gelmeliyiz. Tarihi tecrübesi olan, pek çok badireden geçmiş bir millet olarak birliğimizi muhafaza edemezsek, asıl korkulacak hal budur.

Şimdiye kadar her istediğini almaya alışmış Batı ve Emperyalistler, artık direnen, onların isteğini değil bu milletin çıkarını ve hem kısa hem de uzun vadeli kendi planlarını yürürlüğe koyan AK Parti hükümetini ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı yıpratmaya ve bir şeylere ikna etmeye matuftur. Suriye görüşmelerinde ve mülteci meselesinde Hükümetimizin dik duruşu birilerini rahatsız ediyor. Avrupa'dan ve Amerika'dan diplomatik nezaketinde dışında çatlak patlak sesler gelmesinin nedeni de budur. Batılı pek çok devlet adamının usul adap dışı gelip bizim terör örgütü kabul ettiğimiz örgütlerle ve temsilcileri ile görüşmeleri ve Erdoğan'ın bunlara açıkça tepki göstermesi oyunun sahneye taşınan yüzü olarak kabul edebiliriz.

Cenabı Hak'tan tekrar böyle acılar yaşatmamasını niyaz ederken, bu imtihanların dirilişe, uyanmamıza, birlik ve beraberliğimize vesile olmasını dilerim. 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

SiZCE; Afyonkarahisar ilimizin yetiştirdiği en önemli siyasetçi ya da devlet adamı hangisi?..


YUKARI