Reklam
Bugun...
KORKU GEÇENE KADAR


Dinçay DOĞAR yazıyor...
dincaydogar@gmail.com
 
 

1.        Afyonkarahisar Belediyesi Meclis salonunda, son yapılan toplantıda alınan kararla Harbiş Minibüscülerinin güzergâhı değiştiriliyor.

Güzergâh değişimine Uydukent Minibüs hat sahipleri ve çalışanları tepki veriyor.

O sırada haberi takip eden Kanal 3 muhabiri ve kameramanı Barış Baki baba, çekim yaptığı esnada dolmuşçu esnaflarının ağır hakaretlerine ve saldırılarına maruz kalıyor.

 

1.        II.  İnternet medyasına yansıdığına göre Afyon Adliyesi Savcılarından Özden Yusuf Kılına, Cafelife Dergisi muhabiri Mehmet Öz’ün yılbaşı gecesinde Budan Otelinde ki sahne çalışmalarını takibi sırasında fotoğraf makinesine el konulması talimatı veriyor. 

Savcının fotoğrafının çekildiğini zannederek aşırı tepki vermesi, otel çalışanlarını ve yöneticilerini panikletecek kadar refleks göstermesi ve sonucunda fotoğrafının çekilmediğini anlayınca ben basın mensuplarını severim, hadi gel fotoğrafımızı çek şeklinde makineyi iade ettirmesi basın mensupları ve Afyon halkı arasında mizah konusu oldu.

 

1.        III.   Geçtiğimiz yıllarda Turex-minibüsçü tartışmalarında silah çekilen ajans muhabiri arkadaşımızı ve sonra davasından yukarılardan ikna uyarıları ile hakareti sineye çekmesini unutmadık.

 

1.        IV.  Bir kaç ay önce belediye meclisinde belediye başkanınca sorulmadan/maksatlı haber yapılıyor diye muhabirin ve gazete çalışanlarının herkes içinde fırçalı bir şekilde uyarılması da hala hafızalarımızda. .


Bir olay haber değeri varsa “kamuoyunun/yerel halkın bilmesi” için haber yapılır.

Bir olayın haber yapılması engelleniyorsa haber değeri ve önemi vardır, ama bilinmesi istenmemesi için engellenmeye çalışılıyor demektir.

Kısacası haber, okutulmak için, haberi engelleme okutmama için yapılır.

Haberin yazılı olarak yayınlandığı organa gazete, haberi yapana da gazeteci denir.

İçinde bulunduğumuz günlerde gazeteci olmak, gazetecilik yapmak, gazete çıkarmak, çıkan gazeteyi ayakta tutmak ve objektifliği noktasında kendini beğendirmesi/kabul ettirmesi hiç de kolay değil.

Özellikle yereldeki gazeteci arkadaşlar ekonomik anlamda zorluk içindeler. İçlerinden gelerek, heyecan duyarak gazetecilik yapamadıkları için de ayrıca zorluk içindeler.

Bu durumda gazeteler yayın hayatını sürdürseler bile gazeteciler keyif aldıkları mesleki hayat sürdüremiyorlar demektir.

Sürdüremiyorlar da.

Elinden makinesi alınan bir gazeteciye geçmiş olsun denemiyorsa, uğradığı engelleme haber yapılamıyorsa/yapılmıyorsa…  Gazeteciler Derneği ve Cemiyeti bırakın kınamayı, üzüntü bile bildirmekten imtina ediyorsa; gazetecilik mesleği zor günler geçiriyordur, yok oluyor demektir.

Çünkü mesleklerin meslektaş dayanışması ve örgütleri olur.

 

Gelelim olayın diğer bir yüzüne…

Cafelife Dergisi muhabiri Mehmet Öz’e olay nasıl oldu diye sordum, anlattı.

Mehmet’in olayı anlatıp bitirmesinden sonra gördüm ki, Türkiye’de herkes birinden, bir şeyden korkuyor.

Mehmet Öz savcıdan korkmuş… Savcı Bey haberim yapılır, gazetelere çıkarım diye korkmuş. Otel yöneticileri/personeli otelimiz bir tatsızlıkla anılmasın (veya) savcıların dikkatlerini çekmeyelim diye korkmuş…  Herkes korkarak bir şey yapmış ama ortaya çıkandan hiç biri memnun değil.

 

İnsanlar birbirinden bu kadar korkarsa birbirine göre öteki olurlar. Korkunun salgınlaşması halinde antidemokratik haklar kuşanan bir güç görünmez ama hissedilir şekilde toplum üzerinde hâkimiyet kurmuş olur. 

 

Öğretmen sınıfa girerken korkuyor, sınıfta öğrenciye yaklaşmaktan korkuyor.

Hukukçu hukuktan korkuyor.

Doktor hastaneye gazetesinin gelmesinden korkuyor, hatta reçete yazmaktan korkuyor.

Emniyet güçleri geometrik şekillerle anılmaktan korkuyor…

Tüccar, esnaf olası bir krizden korkuyor.

Siyasetçi/siyasi cenah “tekzip” olayından korkuyor.

Bürokratlar iş yaparken başıma siyaset taşı düşer diye iş yapmaktan, iş yaparken risk almaktan korkuyor.

 

Bu yüzden bu korku geçene kadar kimse kimseye kızmasın.

 

 





YORUMLAR

Sadık
08-01-2016 08:30:00

DİNÇAY BEY DOĞRU SÖYLÜYORrnKorku ülkeyi sarmış durumda. Hiç kimse yarın başına ne geleceğinden emin değil artık. Koca Ülke korku imparatorluğu haline gelmiş. Hırsıza hırsız, yolsuza yolsuz demek cesaret ister oldu bu ülkede. Allah sonumuzu hayırlı etsin.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

SiZCE; Afyonkarahisar ilimizin yetiştirdiği en önemli siyasetçi ya da devlet adamı hangisi?..


YUKARI