BELÇİKA’DA MEMUR OLARAK GİRDİĞİ BELEDİYEYE BAŞKAN OLAN AFYONLU
Belçika'ya 60'lı yıllarda işçi olarak giden ailenin oğlu belediye memurluğundan sonra bakanlık, milletvekilliği ve belediye başkanlığı görevlerinde bulundu

BELÇİKA’DA MEMUR OLARAK GİRDİĞİ BELEDİYEYE BAŞKAN OLAN AFYONLU


 Belçika’da 90’lı yıllarda Saint-Josse Belediyesinde memur olarak göreve başlayan Emir Kır, önce Belediye Başkan Yardımcısı, ardından da Brüksel Bölge Milletvekili, Brüksel Bölge Bakanı, Belediye Başkanı ve Federal Milletvekili oldu.

  Belçika siyasetine 2000 yılında Sosyalist Parti’den adım atan Türk kökenli Federal Milletvekili ve Belediye Başkanı Emir Kır, bugüne kadar siyasete atılan Belçikalı Türkler arasında en kıdemlisi olarak kabul ediliyor. Belçika’da 90’lı yılların sonuna doğru memur olarak girdiği Saint-Josse Belediyesinde, eski siyasetçilerin önerisiyle Sosyalist Parti'ye kayıt olan ve ardından seçimlere giren Emir Kır, önce belediye başkan yardımcısı, ardından Brüksel Bölge Milletvekili, Brüksel Bölge Bakanı, belediye başkanı ve Federal Milletvekili oldu.
  Afyonkarahisar’a bağlı Emirdağ ilçesinden Belçika’ya maden ocaklarında çalışmak üzere 60’lı yıllarda göç eden bir ailenin çocuğu olarak 1968 yılında Belçika’da dünyaya gelen Emir Kır, siyasete girdiği günden bu yana uygulamaya koyduğu sayısız icraatların yanı sıra, bugün Belçikalı Türk toplumu başta olmak üzere diğer azınlıkları da savunan bir kahraman konumuna geldi. Kır, Belçika’da elde ettiği başarıları ve bu süreçte yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı.

  “Buralardaysam, bu vatandaşların sayesindedir”
  “Emir Kır kimdir” sorusuna, “Belçika’da artık bir siyasetçi diyebiliriz” yanıtını vererek sözlerine başlayan Emir Kır, kendisini öncelikle göçmen bir Türk ailesinin çocuğu olarak tanımladı.
  Başkan Emir Kır, konuşmasına şu şekilde devam etti:
  “Babam Belçika’ya ilk gelenlerden. O zaman özellikle maden işçilerine ihtiyaç vardı. Babam 60’lı yılların ortasında geldi. Ben ise 68 yılında Charleroi’da dünyaya geldim. Ardından eğitimimi burada tamamladım. Siyasal bilgiler fakültesinde okudum. Hiç beklenmedik bir şekilde kendimi siyasette buldum. 90’lı yılların sonunda, yavaş yavaş Türkler de diğer yabancılar gibi vatandaş olmaya başlamışlardı. Bu konuda da Sosyalist Parti, sürekli göçmenlerin ve yabancıların, oturum hakkı alınmasında, yasaların çıkmasında, vatandaşlık yasalarının kolaylaştırılmasında önemli rol oynamıştı. Ben de o dönemlerde Sosyalist Parti’ye üye oldum. Üye olmamın sebebine gelince. Bizim belediyemizde, yabancılara yardımcı olan bir belediye başkanı vardı. Komşu belediye Schaerbeek’te ise o zaman sağcı bir belediye başkanı vardı. Yabancılar bir araya geldiği zaman, polisi gönderirdi, yabancıların kayıt olmamaları için çok ciddi müdahaleler yapardı. Bizde hem işçi sınıfından geldiğimiz için hem de göçmenlere daha yakın olduğu için Sosyalist Partisi’nde soluğu bulduk. Ardından da, belediye başkanı olduğum Saint-Josse’da, belediye başkanı vefat etmişti, yanındaki arkadaşları da emekliye ayrılacaklardı ve kadro eksikliği vardı. Bizim de aday olmamızı istediler. 2000 yılında hedefimiz, belediye meclis üyesi olmaktı. Öyle bir heyecanla, halkın desteğiyle, seçimlerde aday olmaya karar vermiştim ve birden kendimi hem mecliste buldum hem de belediye yönetiminde buldum çünkü ikinci yüksek oyu ben almıştım. O da zaten bizim kaderimiz oldu. Güçlenerek, sürekli önemli mevkilere geldim. Eğer böyle ciddi bir destek almasaydım, bugün bu görevlerde olmazdım. Bu bağlamda, her saniye, bunu iyi hatırlayanlardanım. Eğer buralardaysam, bu vatandaşların sayesindedir.”

  2004 yılında bakan oldu
  Bakanlık döneminin kendisi açısından önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Emir Kır, “2003 yılında genel seçimlere katıldım. Az bir oyla seçilememiştim. Baya ciddi bir oy almıştık. 2004’te bölge seçimlerine katıldım. Bu defa, partimde ikinci yüksek oyu alan kişi oldum ve büyük bir sürpriz oldu. Çünkü hiçbir zaman Avrupa dışında, Avrupa Birliği’ne üye olmayan birinin bakan olmasının önü açılmamıştı. Bu benimle açıldı. Benimle beraber diğer arkadaşların da önü açılmış oldu. Bir devrim oldu. Tabi, o görevlerde bulunacağımı hiç düşünmemiştim açıkçası. Çünkü daha 90’lı yılların ortalarında hepimiz Türk idik. Daha Belçikalı olmamıştık. Ama 2004’te Brüksel bölgesinde bakan olma imkanı verdiler, halkın büyük bir desteğiyle. Orada yetki alanlarım oldu. Spor tesisleri, temizlik, çöp konusu, sosyal alanlar, tarihi eserler gibi konularda yetkiler verildi. Her zaman, farkımı ortaya koymaya çalıştım. Benim de farkım hep şu oldu. Herkes eşit doğmuyor dünyada. Bazıları için hayat daha zor oluyor. Biz de sürekli, zor durumda olan ailelere sahip çıkmayı istedik. Temizlik sektöründe 300’e yakın iş sahası açtık. Bu konuda birçok gencimizin önünü açtık. Özellikle eğitimlerini tamamlamayan gençlerimizin önünü açtık. Bunun dışında spor tesislerinde 35’e yakın suni saha yaptırdık, bunu daha önce söylediğimde bu adam hayal kuruyor diyenler vardı. Bugün Belçika Milli Takımı’na yükselen bazı Brükselli gençler varsa, bizim de biraz biberimiz tuzumuz olmuştur. Çöp konusunda, poşetlerin paralı olmasını istediler. Ben ‘hayır’ dedim. Çünkü insanların gelir şartlarında iyi bakılması lazım. Ve sürekli daha fazla hizmetler yaptık” diye konuştu.

  “Belediye başkanı olduktan sonra projemizi tanıttık”
  Bakanlık görevini 8 yıl 4 ay yürüttüğünü kaydeden Emir Kır, belediye başkanı olduktan sonra çalışma arkadaşlarıyla beraber güzel bir proje yapmaya karar verdiklerini söyledi. Ocak 2013’te projeyi tanıttıklarını belirten Kır, “Şu an, her gün projeyi tamamlıyoruz. Her gün bu hizmetleri yerine getiriyoruz. Sürekli şunu ortaya koymaya çalışıyoruz. Biz hayallerimizi gerçekleştirmek istiyoruz. Saint-Josse’ta hayaller gerçek olabiliyor. Birkaç tane örneğini vereceğim. Biz Saint-Josse’ta sabah 7’den akşam 8’e kadar süpürge süpürüyoruz. Temiz bir şehir yapıyoruz. Yaşayanlar için, çalışanlar için, gezenler için, geçenler için. Neden? Çok kalabalık bir belediyeyiz. Evlerde zaman zaman 3 çocuk 1 odada kalıyor. Mecburen soluğu sokakta buluyor. Çok turist var. En çok otel odaları bulunduran ikinci belediyeyiz. Bir de transit bir belediyeyiz. Sürekli bizim arazilerimizden geçiyorlar. Biz de dedik ‘artık az çalışmayacağız, çok çalışacağız’ Bunu söylediğimde bazıları dalga geçti. Hiçbir zaman Saint-Josse temiz bir belediye olamaz dediler. Bunu başardık” ifadelerini kullandı.

  Federal meclisteki mücadelesi
  2014 yılında genel seçimlere katıldıktan sonra seçimleri Sosyalist Parti’nin kazandığına değinen Kır,  kendisinin de Brüksel’de Sosyalist Parti’nden ikinci yüksek oyu aldığını vurguladı.
  Emir Kır, sözlerine şu şekilde sürdürdü:
  “Maalesef iktidar olamadık. MR partisi ve özellikle Open VLD, CD&V ve hele hele milliyetçi Flaman partiyle hükümet kurdular. Büyük bir sürpriz yaptılar. Ülkeyi bölmek isteyenlerle, hükümet kurdular. Bunların hedefi belli. Bunlar zayıflara karşı güçlü, güçlülere karşı zayıf davranıyorlar. Vergi kaçakçılığını bıraktılar. Bizim dönemimizde, yıllık iki milyar para toplanıyordu, vergi kaçakçılığından. Bunlar yıllık 360 milyon topluyorlar. Bunlar bunu vatandaşa bindiriyorlar. Artık emeklilik yaşı Belçika’da 65 değil. 67 yaşına yükseldi. Belçika’da bir yıl boyunca maaşlara zam yapmadılar. Bunu yapan dünyanın nadir ülkesiyiz. Vatandaşa bindiriyor, işçilere bindiriyor bu hükümet. Bir de bu hükümetin başka bir hedefi var. O da göçmenler ve mülteciler. Belçika artık eski Belçika değil. İçişleri Bakanı Jan Jambon olsun, Francken olsun maalesef, yabancıları sürekli yanlış gösteriyorlar. Hileci, kurallara saygı göstermeyen ve hatta suç işleyen bir görüntü veriyorlar. Maalesef bu kavganın içerisinde olmak zorundayım. Sürekli gerçekleri hatırlatıyorum. Öyle bir göçmenlerle mültecilerle bizim bir sorunumuz yok. İnsanları aynı torbaya koymak doğru değil. Birileri hata yaptıysa, onu yargılarsın. Ama onun ne ailesini yargılayabilirsin ne de toplumu. Ama maalesef, bu hükümetin ağzı, hükümetin önde geleni İçişleri Bakanı Jan Jambon veya göçmen Bakanı Theo Francken, sürekli istatistikler olmamasına rağmen, objektif veriler olmamasına rağmen, “Bu Araplar tembel”, “Bu zenciler tembel” veya “Müslümanlar terör olaylarından sonra dans yaptı” dediler ve hakaretler yaptılar. Tabi, her defasında mecliste karşı koyduk. Dedik ki, yanlış yapıyorsunuz. Bu doğru değil. Bu, hükümetin bir oyunu oldu. Çünkü bugün, Belçika çok değişti. Avrupa değişti. Bugün, Müslümanların terörist olduklarını düşünmek isteyenlerin sayısı maalesef çoğaldı. Müslümanların git gide, işleri zorlaştı, Avrupa’da ve Belçika’da. Bu dönemde siyaset yapmak güç oluyor. Ama yine de biz, her defasında gerçekleri, objektif veriler üzerinde hatırlatmayı istiyoruz. birileri hata yaptıysa, o cezalandırılır. Ama bu dinle alakalı, ne kökenle alakalı. Ama maalesef karşımızdaki hükümet çok kötü niyetli. Sürekli Müslümanların üzerinden siyaset yapıyor. Bizde buna karşı koymaya devam edeceğiz.”

  “Halkın desteği olmasaydı, bunlar olmazdı”
  “Emir Kır başbakan olur mu” sorusunu mütevazi bir şekilde “Değil” demekle geçiştiren Başkan Kır, “Benim iddiam halk için. Verdiğim, iddiam insanların daha iyi yaşayabilmeleri için ama şunu söyleyeyim. Şu verilen görevlerin hepsi bana göre çok değerli. Bir kez daha hatırlatıyorum. Sosyalist partisi olmasaydı, bu görevlere gelemezdim. Bu dönemlerde, zaman zaman bu tartışmalar da oluyor. İşte diyorlar, bütün partiler aynı. Aynı değil. Ben belediye başkanıyım Sosyalist Parti’de. Başka sağ partiler bunu hiç yaptılar mı? Hiçbirisi yapmadı ve yapmazlar da. Neden yapmazlar? Çünkü onların önceliği belli. Onlar hiçbir zaman, bir yabancıyı kendileri gibi görmediler. Ama ben, elbette kolay olmadı, bu mücadeleyi verdik ama bu partide, bugün bu görevi yapmaktayım. Tabi, halkın desteği olmasaydı, bunlar olmazdı. Önemli olan mevkiler değil, önemli olan hayatta, bilhassa siyasette insanlara yararlı olabilmek. Yararlı olabildiğiniz zaman, gerçekten haz alabiliyorsunuz” şeklinde konuştu.


Tarih: 25.12.2017 14:34
Kaynak: İHA-Belçika