>>

| Ana Sayfa | Künye | Bize Yazın | Anketler   [ YENİSon Dakika ][09/09/10 18:07] ANA SAYFA  ANA SAYFA

SANAL GÜNDEMİ BIRAKIN

 
Hükümetin sanal gündem oluşturarak vatandaşın sıkıntılarını unutturmaya çalıştığını söyleyen Yılmaz

[ Sayfanın Başına Dön ]

SANAL GÜNDEMİ BIRAKIN  


09.02.10 : 00:11:28
MHP İl Başkanı Kemalettin Yılmaz, ziyaretlerde hükümet yetkililerini eleştirdi. Hükümetin sanal gündem oluşturarak vatandaşın sıkıntılarını unutturmaya çalıştığını söyleyen Yılmaz; “Balyoz Darbesi’nden bahsedip duruyorlar. Bir balyoz var evet, o balyoz da çiftçinin, esnafın başına inen balyozdur” dedi.
MHP İl Yönetimi ilk olarak Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Afyonkarahisar Şubesi’ni ziyaret ettiler. MHP İl Başkanı Kemalettin Yılmaz ziyarette yaptığı konuşmada, Türkiye İşçi Emeklileri Derneği ile her zaman uyum içerisinde olduklarını, il yönetimi olarak çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirtti. Konuşmasında, geçtiğimiz günlerde TBMM’de yaşanan kavgalarla ilgili olarak; “Sayın Arınç’ın, Güldal Mumcu’ya yapmış olduğu hareketi hiç doğru bulmuyoruz. MHP’li vekillerin üzerine yürüyüp kavgayı başlatan kendileridir. Ancak milletimizin gözünün içine bak baka yalan söyleyip, kavganın nedeni MHP’li vekillermiş gibi gösteriyorlar. Sayın Başbakana peygamber benzetmesini yapan kendi partisinin Aydın İl Başkanı’dır. Aslında, içlerindeki sapık düşünceleri olan adamların temizlenmesine yardımcı olduğu için AK Parti’lilerin Sayın Osman Durmuş’a teşekkür etmeleri gerekiyor” dedi.

“Derneğimizi güçlendireceğiz”
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı Ahmet Ege ise, insanların birlik beraberlik içerisinde olduğu müddetçe sorunları daha çabuk çözebileceklerini söyledi. Ege, yaptıkları çalışmalarla Türkiye İşçi Emeklileri Derneği’ni daha güçlü hale getirip, sorunların çözümü için, siyasetin üstünde bir baskı unsuru oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti.

“Toprağımızı elimizde tutmak için üretim yapmalıyız”
MHP İl Yönetimi Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Afyonkarahisar Şubesi’nin ardından Afyonkarahisar Ziraat Odası’nı ziyaret ettiler. MHP İl Başkanı Kemalettin Yılmaz burada yaptığı konuşmada, çiftçilerimizin çok zor günler geçirdiğini, Afyonkarahisar’ın da bir tarım şehri olduğunu ve ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Son yıllarda yaşanan hayvancılıktaki krizden Afyonkarahisar’ın da etkilendiğini söyleyen Yılmaz; “Bizim verimli topraklarımız ve çalışkan insanlarımız var. Toprağımızı elimizde tutabilmek için bu çalışkan insanlarımız üretim yapmalıdır. Tarım ve hayvancılıkta gerekli teşvik ve desteklemeler zamanında yapılmazsa insanlarımızın çektiği sıkıntılar daha da artacaktır” dedi.

“Sanal gündemi bırakın”
Bu kadar sıkıntıya rağmen iktidardakilerin bu sıkıntıları unutturmak için gündem saptırdıklarını ve gerçekleri unutturmaya çalıştıklarını söyleyen Yılmaz; “Hükümet, Balyoz Darbesi ve bir takım siyasi çekişmelerle vatandaşların bu sıkıntılarını unutturmaya çalışıyor. Evet bir Balyoz Darbesi var, oda vatandaşın başına inen balyozdur. Esnafımızın ve çiftçimizin başına inen balyozdur. Hükümet yetkililerinin bir an evvel sanal gündemi bırakıp reel gündemi ele alması lazım” dedi. Afyonkarahisar Ziraat Odası Başkanı Ahmet Çankaya’da, ziyaretten duyduğunu memnuniyeti ifade ederek, partililere çalışmalarında başarılar diledi. (Türkeli)
SANAL GÜNDEMİ BIRAKIN
Yorumlar (Toplam 5 yorum)
 SANAL
Medya ellerinde istedikleri gibi gündemi yönlendiriyorlar ama bir gün mızrak çuvalı delecek çiftçi.işçi esnaf yanıyor ama dumanı çıkmıyor Allah sonumuzu hayır etsin
Yorumu Ekleyen: EFEOĞLU

 sanal gündemmiş ne ala uyumayın beyler
Kimdir bu D-B’ler? Deniz Baykal büyüğümüz ve Devlet Bahçeli biraderimiz... Hırçınlıklarından, saldırganlıklarından, hiçbir şey beğenmeme huylarından dolayı öfkelenmeye gerek yok... Onları böylece, oldukları halle çekeceksiniz. Ayrıyeten haklı tarafları bir hayli fazla... Her parti iktidar olmak, yandaşlarına kıyak geçmek için kurulur... Yani bizim buralarda öyledir... Siz, birinci D-B’gillere 1946 şeflik döneminden sonra iktidar yüzü göstermeyeceksiniz, adamdan, adamlardan mutedil particilik bekleyeceksiniz... Derin yaraları yıllar geçtikçe derinleşmektedir... “Atatürk’ün kurduğu partiyiz” dediler, kaale almadınız... En büyük, en su katılmamış devlet partisiyiz dediler, istifinizi bozmadınız... Darbelere, darbecilere yaslandılar, güldünüz, alay ettiniz... Ahiri Anayasa Mahkemesi’ne, Danıştay’a sığındılar... Tabii hızlarını alamadılar ve Ergenekon limanına demir attılar... Ne yapsınlar? Sabırla, sebatla, demokratik solculuğun bir gün, yani kıyamet koptuğu zaman şaşkınlar teveccühüne mazhar olarak seçimle iktidara geleceklerini mi beklesinler?.. Sayın Baykal beklese Kemal Anadol bekler mi? Onur Öymen’de takat kaldı mı sanıyorsunuz?.. Munzur’lu Kemal Dede hiç sabredeceğe benzemiyor... Ötekilerin dertleri daha yeğin... Birtakım derneklerden, sendikalardan medet ummaya başladılar... İktidar aşkı melankoli gibi bir şeydir... Ben, birinci D-B’cilere hak veriyorum... İkinci D-B'ciler, yani Devlet Bahçeli’ciler daha da hırçınlar şu günlerde... Belki de acemiliklerinden, ya da kendilerini bulunmaz Hint kumaşı zannetmelerinden olsa gerek... Alpaslan Türkeş’in kurduğu parti ya... Alpaslan Türkeş’i Milli Bakiye sistemi sayesinde veya ittifaklarla ancak meclise sokabilenler, D-B ekibini sıçratma yaparak hem meclise soktular, hem iktidar ortağı yaptılar... Bülent Ecevit sayesinde parmak ucu kadar iktidar ortağı oldular amma ötesi karanlık... Dünyayı biz yarattık, önümüze kimse duramaz, darbeciler dostumuz anlayışı içinde yola çıksalar da netice pek parlak gözükmüyor… Salonlara girerken teknik bir biçimde el sallamanın, iki kulak işareti yapmanın partiyi iktidara götürmesi çok zor… Kocaman kocaman adamların D-B eli öpmek için kuyruğa girmeleri, el öpme şansını yakalayınca sevinçten uçmaları da nafile çıkıyor… D-B’nin tehdit savurmaları, Oktay Vural pehlivanın kendini Kırkpınar’da Aliço zannetmesi ve günübirlik peşrev yapması iktidarsızlığa çare olabilir mi? He olur, diyecek çıkmaz herhalde… Öfke kapıyı, bacayı, pencereyi sarmış vaziyette… Bu gibi öfkelere dağlar dayanmaz… Hiç gereği yokken askeriye limanına sığınmada akıl, mantık aramak fuzuli bir zahmettir… Peki ne yapsınlar? Yapıyorlar işte… Asma, kesme, hesap sorma kapaklarını açtılar işte… Sel gelecek, sel… Dayanacak varsa dayansın, korkan çıkarsa soluğu D-B’nin kanatları altında alsın… Haklıdırlar!.. Hukuki ve demokratik yollar izansız seçmenler tarafından kapatılırsa gayri ahlaki çıkış yollarına yönelmek biraz olsun rahatlatır zemini… Ben hak veriyorum… Devletin başına Devlet gelmeden ölenlerin gözleri açık gidiyor… Kolay mı sizce? Ne duruyorsunuz? Hep bir ağızdan “Onuncu Yıl Marşı” söyleseniz hiç faydası olmaz mı – Yahut da Atatürk resimli bayrak sallamanın sırası gelmedi mi? ================== Yaz da geçer, kış da geçer, aldırma boşver Sen sana saldıranlara saldırma boşver Susuz kal, ızdırap çek, sabretmeyi belle Testiyi lağım suyundan doldurma boşver.
Yorumu Ekleyen: taşoluklu cemil

 ey mhpli ler bunun suçu sizsiniz
Danıştay 8. Dairesi, katsayı ile ilgili olarak, YÖK’ün yeni düzenlemesi için de yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kararın eleştirisine hiç gerek yok. İdareye “Takdir hakkınız sınırsız değil” diye ahkam kesen, ama kendisi yargı organı olarak “takdir hakkını sınırsız kullanan” bir heyetin kararı! “Ben yerindelik denetimi yapmıyorum. Hukuk denetimi yapıyorum” diyen, ama hukuk denetimini yaparken, hangi kanunun hangi maddesine aykırılık sebebi ile yürütmeyi durdurduğunu açıklayamayan, bir karar.. Tam aksine; yerindelik denetimi yaptığını ispatlarcasına “İstikrar kazanmış bir uygulamayı değiştirmek yanlıştır” diyerek, hukuk tarihine yeni bir iptal sebebi kazandıran bir karar! Havada kalmış, boşlukta sallanan bir karar. “İlk bine giren öğrenciler” için getirilen düzenlemenin yürütmesinin durdurulması talebini reddederken “başarılı öğrencilerin ödüllendirilmesi doğrudur” gerekçesini, yürütmeyi durdurduğu maddelerde gözetmeyen, mantık dışı bir karar.. Bu kararı verenlerin ideolojileri, böyle bir kararı vermeye müsait olabilir. Ama onları o makama getirenler kimler? Buna bakmamız gerekmez mi? Bu kararı verecekleri; 2x2’nin 4 ettiği kadar kesin olan, belli zihniyetin mensuplarını, Danıştay’a getirenlere, onları oraya getirenleri seçenlere bakmamız gerekmez mi? Bu akıldışı kararı veren üyelerin, şu an görev yaptıkları makama gelme tarihleri ne? Hepsi Necdet Sezer döneminin eseri.. Necdet Sezer kimin eseri? MHP’nin eseri.. Buyursun, İmam Hatiplilere, Çin işkencesine tabi tutulmayı reva görenleri; bugün bulundukları makama getiren MHP, bu işi düzeltsin.. MHP, kendi koalisyon döneminde, YÖK’ün aldığı eşitliği bozan katsayı kararlarına karşı hiçbir girişimde bulunmadı. “Milletvekili sayımız yetmez” dedi. Bunu bir kenara bırakın, daha sonraki yıllarda, olumsuz kararları düzeltecek siyasilerin kararlarına, hukuki açıdan bakıp, objektif karar alacak yargıçları da elinin tersi ile itti. Kendisi iktidardan düşse bile, sonraki yıllarda da katsayıyı düzeltecek siyasilerin kararlarını iptal edecek hakimlerin, en üst yargı organlarına getirilmelerini sağladı.. Necdet Sezer’i cumhurbaşkanı yaparak bunu sağladı. AdaletBakanlığı’nı, DSP’ye vererek bunu sağladı.. HSYK’daki DSP ağırlığına seyirci kalarak bunu sağladı. Şimdi, kenardan seyrediyor. Dün Danıştay, kararını açıkladıktan sonra, herhangi bir MHP’linin çıkıp, vicdan azabı çektiğini itiraf ederek, “Biz bu işte suçluyuz” demesini bekledim. Bırakın suçu kabul etmeyi, kararı eleştirmeye bile tenezzül etmediler. Halkın karşısına çıkıp, atıp tutuyorlar. Ama, kritik konulara sıra gelince, derin devletin kararlarına saygı ile yaklaşıyorlar! Düşünebiliyor musunuz; MHP’si ile, AKParti’si ile bu rezalete ciddi bir karşı çıkış sergilense, Danıştay bu kararı alabilir miydi? Danıştay kimdir ki “Şu katsayı da olmaz. Bu katsayı da olmaz. Ben bir karar verdim, o karardan başka, milim farklı hiçbir şey olmaz” diyebilsin?! Danıştay’ın dün açıkladığı kendi kararında yazıyor; önceki yıllarda üç defa katsayının değiştiği.. Onların hepsine dava açıldığı. O davaların hepsinin “Bu konuda YÖK yetkilidir” diye reddedildiği.. Ama şimdi aynı Danıştay çıkmış, “YÖKdeğil, ben yetkiliyim” diyor. Hadi bir ay önceki kararda dedin. Şimdi bambaşka bir karar alındı, onda da “Sen bilmezsin, ben bilirim” diye, yine aynı kararı veriyorlar. Kimdir ki bu Danıştay, halkın temsilcilerine böyle efelensin! Nereden almış bu yetkiyi? 2010’da çıkmış diyor ki, “İstikrar kazanmış bir uygulamayı değiştirmeniz için bir sebeb olmalı!” İyi de; o üyelere sormak gerekmez mi, “1998’e kadarki düzenleme, çok daha uzun yıllar uygulanan ve istikrar kazanan bir düzenleme idi. 1980’den 1998’e kadar uygulanan düzenleme değiştirilirken, niye aynı gerekçe aklınıza gelmedi?” Dedik ya.. Danıştay’a eleştiri getirmeye gerek yok. Onların böyle bir karar verecekleri, adlarından belli. Ama bunlara zemin hazırlayanlar, onları bu makamlara getirenler esas eleştirilmeli.. Onlara, “Hatanızı düzeltin.. Bu konudaki haksızlığı tamir için, herkesten fazla siz çalışın, kanun değişikliği teklifini siz TBMM’ye verin” dememiz gerekir. Tabi İHL’lilere karşı birazcık dürüst iseler!
Yorumu Ekleyen: cilalı ibo

 mhp
Artık, dünyanın hiçbir ülkesinde, küresel ekonominin aktörleriyle kavga ederek başarı sağlamak mümkün değil… Ve lütfen Türk işadamlarını da artık küçümsemeyin… “Bu hükümetten önce sadece Dolar milyarderimizin sayısı dörttü şimdi 34” diyenler gibi üzülmeyiniz… Aksine, “neden 34 oldu da 134 olmadı?” diye sorgulayın… Çünküğ "küresel" olmadan "Dolar Milyarderi" olamıyorsunuz... Unutmayınız lütfen... Türk iş dünyası, 1961 yılında solcu ihtilalcilerin hazırlattığı Sosyalist Anayasa ile Liberal ekonomi yaratmaya çalıştı ama olmadı… Yirmi sene, “anayasa Sosyalist, ekonomi kapitalist” bocaladık durduk… *** 1999’da kurulan DSP – MHP – ANAP Hükümetinin yürümemesinin sebebi, DSP ve MHP kanadından atanan katı “Devletçi”, küresel ekonomiyi “öcü” gibi gören tutucu bakanlardı… Küresel ekonomi ile ne zaman uyum sağlayıcı bir karar alınsa, kanun çıkarılsa içlerinden birkaçı mutlaka oyunbozanlık ediyorlardı… Ve o her “itiraz” ekonomide küçük, küçük öncü depremlere sebep oluyordu… Ve sonunda her ne kadar “anayasa kitapçığının fırlatılmasıyla başlayan kavga” olarak tanımlansa da aslında küresel ekonomiye kafa tutmadan kaynaklanan o büyük kriz geldi… Bir gecede yarı yarıya fakirleştik, “gecelik faiz” uygulamaları % 4000 binleri buldu… Bankalar battı…
Yorumu Ekleyen: afyonlu işadamlarından birol

 çok doğru söylüyorsun başkan
sayın siyasiler sayın iktidar sahipleri memleketin pekçok sorunu varken siz yok kuş gribi yok domuz gribi yok peygamberlik meselesi yok emine hanım gataya niye sokulmadı yok şu yok bu memleket işsizlikten kırılıyor sadaka toplumu oluşturarak memleketi yönetmeye çalışıyorsunuz üstüne üstlük hergün ağız dalaşı suni gündemler beyler asıl gündeme bakın kavga ettiğiniz yerin ve sizin tüm giderlerinizin parası bu milletin üstünüzdki vebalidir unutmayın kul sormazsa vallahi Allah sorar bu millti suni gündemlerle oyalamayın
Yorumu Ekleyen: gerçekçi


 

AFYONHABER.COM

ARAMA MOTORU

Özel Arama

 

 

AFYON

AFYONAFYONAFYON